
Bugün cuma namazının farzından sonra imam, memleketteki kuraklığın gitmesi için, bereket ve bolluk için cemaati duaya çağırdı. Çok güzel bir dua etti, hep beraber amin dedik.
Dışarı çıktığımızda şakır şakır yağmur yağıyordu. Camiden çıkan herkes gülümsüyordu. Çok hoştu, çok tatlı bir andı.
Biz de yarın pikniğe gitmeye niyetlendik. Çocuklar yağmur yağmasın diye dua ettiler
Amin.
Evet, bir eskişehirli olaraktan ben de şahidim bu olaya. Gerçekten çok hoş bir andı.
Nasıl bi kuraklık anlamadım gitti bu sene. Haziran geldi daha ilk defa gök gürültüsünü duydum. Halbuki nisandan itibaren bahar yapmurları ve gök gürlemeleri başlardı. Allah sonumuzu hayr eylesin. Hadi bu nesil bi yere kadar da bizden sonrakilere n’olacak bilemiyorum…
güzel bişi gerçekten istanbuldada sabah kalktık yollar ıslaktı. yağsın abi. amin.
Amin…
Yağsın yağsın,yağmur iyidir. Amin..
Ya rab, sen nelere kadirsin..
Allah dularınızı kabul buyurmuş…
Allah herkesi Amin diyen kullarından eylesin.
Amin…
yağmur yağsın ya. yağmur berekettir.
imam meteorolijinin sıkı takipçisi ve biraz da uyanıkmış anlaşılan. romatizmaları azmış da olabilir
Kazım Karabekir’e benzeyen bıyıksız Albay efsanesi geldi aklıma. Hikaye şöyle: gecenin bi vakti yazıcının biri yazıhanede müzik dinleyip sigara içiyormuş. Albayın biri girmiş içeri. Bu saatte ne arıyorsun burada? diye sormuş. Çocuk sigarayı saklamaya çalışmış ama nafile. İşte komtanım iş vardı biraz kem küm. Albay bu yer mi? Yarın sabah bölük komutanına tekmil ver, komtanım Albay bilmemkim geldi, emniyet kontrol görevi için geziyormuş, beni yazıhanede sigara içerken yakaladı de, demiş. Çocuk da sabah söyleneni yapmış. Bölük komutanı araştırmış soruşturmuş bu isimde bi albay yok garnizonda. Acaba demişler sivil biri kötü bi amaçla albay kıyafeti marifetiyle kışlaya mı girdi diye. Hemen komuta katına bildirmişler İSTH.: 3590- falan. Aramışlar taramışlar harbiden yok böyle bi albay. Çocuk yalan söylese ne diye beni sigara içerken bastı desin. Eşgalini tarif et demişler, aynı Kazım Karabekir’e benziyodu demiş. Yalnız bıyığı yoktu. Bıyığı olsa elini öpecek çocuk. Belki de benziyordur demişler. Çocuk gitmiş kütüphanedeki bi kitaptan Karabekir Paşa’nın resmini bulmuş. Üzerinde oynamış resmin, bıyığını silmiş falan. Komtanım, demiş, işte bu adam. Çocuğu revire sevk etmişler. Oradan da psikiyatriye. Çocuk normal. En sonunda sen ne halt yemeye yazıhanede sigara içiyorsun diye ceza vermişler, dosya kapanmış. Şimdi neden anlattım bunu? Kim ne derse desin, herkes nasibi kadar…. (cümleyi tam bağlayamadım ama bunun gibi bi’ şey diyecektim.)
Ha bu arada ben bu sabah terhis oldum.