The cook next door

the cook next door Mutfak’a “nuf­fak” diye­rek mesa­femi koy­mu­şum ben, daha konu­şur konuşmaz.

Yeme­ğin yap­mak­tan ziyade yeme tara­fıyla ilgi­le­nen bir insa­nım. Haya­tım boyunca “Efen­di­ler ! Evvela şu boğaz­lar mese­lesi hal­le­düle, sonra baka­rız işi­müze ! ” mot­tosu ile yaşa­dım. Yaşı­yo­rum. Yiyo­rum. Ama bi türlü kilo ala­mı­yo­rum. Kaç yıl­dır 55 kilo­yum, kafam çok çalı­şı­yor ondan sanı­rım, yakı­yo­rum ne varsa. Baba­an­nem “içi­nin kurdu dışını yiyor” der­ken, arka­da­şım Hasan’ın konuya yak­la­şımı“g*tü yere yakın olan­dan kor­ku­cak­sın hacı” şeklinde olu­yor hep gıya­bımda. Her­neyse, ne diyor­dum; mut­fağı sev­mi­yo­rum. Elim­den gel­di­ğince de uzak duru­rum. Ama diğer yan­dan; yaşa­sın yemek yemek !

Uzat­ma­dan, The cook next door ya da Türk­çesi ile (Yanı başım­daki aşçı ) soru­la­rına geçe­yim hemen; (mev­zu­nun bil­dir­gec mimi)

İlk mut­fak mace­ran neydi? Neler hatırlıyorsun?

Bir gün saba­hın köründe kal­kıp kah­valtı hazır­la­mak iste­miş­tim dayım­lara. O zaman onlarda kalı­yor­dum. Orta oku­lun hazır­lık sınıfı idi sanı­rım. Sürp­riz yap­mak iste­miş­tim. Tıpkı film­ler­deki gibi.

Her şeyi aynen yemek kita­bın­daki gibi hazır­la­mış­tım. Sadece tere­yağ­la­rını küp şekline geti­rir­ken biraz zor­lan­dım. Bi kalıp tere­ya­ğın­dan iki küp filan çıkara­bil­miş­tim. Tuzu da bir çay taba­ğına koy­muş­tum. Tere­ya­ğını kısık ateşte eri­meye bıra­kıp içe­riye ninja kap­lum­ba­ğa­ları izle­meye git­tim. Saba­hın 6 sına çizgi film koyan Star TV utan­sın. Tam Şredır’ın hesabı görü­lür­ken filan, dayım gel­diydi “ule­e­eyyn” diye­rek. Sonra da tabi nefis bir fırça yemiş­tim. Biraz tuz­luydu evet.

Şimdi düşün­düm de ecne­bi­le­rin süp­riz­leri bizi bozu­yor. Bizi ancak pazar gün­leri kıy­malı yap­tır­mak pak­lı­yor. İçini cumar­tesi gece­sin­den hazır­la­ya­cak­sın ama. Pey­nirli de olur.

Yemek yapma sti­lini en çok etki­le­yen kimdi?

Eski­şe­hir­deki ilk ev arka­da­şım Mus­ta­fa­dır heralde. Yemek yap­maya olan ilgi­siz­li­ğim ve bece­rik­siz­li­ğim içine dert olmuş ola­cak bir gece ansı­zın bana yemek yap­mak hak­kında bil­diği her şeyi anlat­maya karar verdi. Uygu­la­malı eği­time geçene kadar, ki bu yak­la­şık bir iki ayı buldu, yerime yemek­leri o yaptı.

Sevgi ve mah­cu­bi­yetle yad edi­yo­rum o gün­leri tabi, ama aklımda kalan sadece “Hocam bak yemek yap­mak çok basit sadece şunları unutma yeter; yağı atı­yo­sun sonra soğan­ları atı­yo­sun pem­be­le­şince mal­ze­meni atıp sal­çayı katı­yo­sun. Sonra suyunu koy, oldu bitti.”

Ben bu stili dün­yaya tanıt­maya ada­ya­cak­tım ken­dimi o zamanlar.

Ar Kebap’ın sipa­rişle lah­ma­cun gön­der­meye baş­la­ması da aynı tarih­lere rastlar.

Yemeğe ve yemek dün­ya­sına olan ilgini kanıt­la­yan bir res­min var mı? Bize gös­ter­mek ister misin ?

Evet onlarca res­mim var. Hayır size gös­ter­mek istemem.

Mut­fakta ken­di­sine karşı fobin olan bir­sey var mı ? Yapar­ken seni/avuçlarını ter­le­ten bir yemek mesela ?

Pilav yapar­ken ger­çek­ten zor­la­nı­yo­rum. O altın oranı hala bula­ma­dım sanı­rım. Her­ke­sin fik­rini dene­dim de aslında. 2/3, 3/5, 13/37 dene­di­ğim pirinç/su oran­la­rın­dan sadece bir kaç tanesi. Göz kara­rını da dene­dim. Bazen var ya tam böyle, yüzüp yüzüp kuy­ru­ğuna geli­yo­rum, son daki­kada “Az daha su kata­yım ne ola­bi­lir ki” deyince işin ucu kaçıyor.

Pilav­dan Süt­laça giden yol; Tuzu hep en sona bıra­kın” adlı kita­bım her an çıkabilir.

Mut­fakta hangi yar­dım­cını vaz­ge­çil­mez bulu­yor­sun? Alıpta cok gerek­siz bul­du­ğun nedir mut­fakta?

Erhan, benim ev arka­da­şım. Onu vaz­ge­çil­mez bulu­yo­rum. Gece iki buçukta bile mısır patlatabiliyor.

Ben­de­niz, mar­ket­ten haya­tın anlamı zan­ne­de­rek bir çok şey alır ve eve geti­ri­rim. Bun­la­rın­dan yemek ile ilgili olanı şudur: salata için bişey almış­tık bir kere­sinde, böyle içinde envayi çeşit baha­ratı barın­dı­ran. Bir karı­şım. Pek bi sevim­sizdi. Baha­rat dedi­ğin şey, yalın olma­lıy­mış onu öğretti bize. Hatta kara­bi­ber vazgeçilmezdir.

Bir kaç garip belki de komik yemek çeşidi söyle, senin çok sev­di­ğin ama sen­den başka kim­se­nin sev­me­ye­ce­ğini düşün­dü­ğün bir yemek:

Gev-Yut. çok güler­dik buna. Rah­metli Hacı Dedem derdi . “Nasıl olsa aynı yerde bulu­şa­cak­lar” fel­se­fe­since, sof­ra­daki tüm yemek­leri bir tabağa koyup mideye indi­ra­gandi işle­mine veri­len gayet kısa isimdi. Gev-Yut.

Hangi 3 mal­ze­me­den veya yemek­ten vaz­ge­çe­mez­sin?
Pat­lı­can Musakka; Balık (özel­likle lev­rek, İstav­rit ve Hamsi) Tava. Bir de annem­ler Guy­mak diyor, sanı­rım Trab­zon civa­rın­dada yapı­yor­lar ama adı farklı (mıh­lama ola­bi­lir, emin deği­lim). Mısır unu ve Tere­yağı ile yapı­lı­yor, bir de pey­nir. Taze ekmeği bana­rak yedi­ği­nizde dün­ya­nın en mutlu kişisi olabilyorsunuz.

En çok sev­di­ğin don­durma çeşidi ?

Ekşi olan­la­rına ayrı­ca­lıklı dav­ra­nı­yo­rum. özel­likle Limonlu ve viş­neli olanlarına.

Asla yemeği düşün­me­di­ğin şey ?

Eski­şe­hir­li­le­rin çiğ Börek­ten sonra en meş­hur yemeği olan Yeşil Mer­ci­mekli Börek. Yeme­yin, yedirtmeyin.

özel bir yemeğin/ spe­si­ya­lin var mı?

Pata­tesli bezelye yapa­yo­rum her hafta. Nahnu’ nun “Fix” Menüsü diye adlan­dı­rı­yor­lar. Eğer boş bir günüme denk gel­mişse, ve key­fim de yerinde ise duruma göre ken­di­sine Ton balıklı spa­getti, ton balıklı salata, yoğurt, kuş üzümlü ve bademli pilav eşlik edebiliyor.

Ha bir de şeker­pare yapı­yo­rum ayda yılda bir. Hazır alıp üzerine şerbet gezdiriyorum.

Seni sobeleyen/ebeleyen aşçı :

Pek sev­gili Bay Bums.

Sobelediğin/ebelediğin aşçı :

Ben de sev­gili Zik Zak’a ve sev­gili Com­pir’e atı­yo­rum paslarımı.

Muhtemelen alakalı diğer şeyler




  • Cok eglen­ce­liydi mut­fak mace­ra­la­rini oku­mak. Kita­bin cikar cik­maz bir tane imza­lan­mis isti­yo­rum bile­sin ;) ) Nur icinde yat­sin dede­nin Gev-Yut fel­se­fe­side cok ilginc. Kesin­likle dene-mi-yecegim.. :) ))

  • mer­haba,
    guy­mak değil, kuy­mak.
    mısır unu, tere­yağ, pey­nir ile yapı­lı­yor. buna “havis” de deni­li­yor.
    kuymak’ın havis’den farkı, bütün bu mal­ze­me­le­rin yanında içinde bir de kay­mak bulun­dur­ması.
    muhlama’yı hiç karış­tır­ma­dım, çünkü karadeniz’de her yöreye göre içe­riği deği­şi­yor, yumurta kıran bile var içine.

    ayrıca, bu şey dünya üzerin­deki en güzel yemek ve saat sabah 7 buçuk!

Leave a Reply