Tak­sim Mey­dan Muharebesi?

Her sene aynı tan­tana olu­yor, 1 Mayıs için Tak­sim Mey­danı yine yasak. Vali Güler bunun sebe­bini yasa­dışı örgüt­le­rin eylem yapa­cağı konu­sun­daki istih­ba­rata dayan­dır­mış. Bir de Tak­sim Meydanı’nın gös­teri ve miting için ayrıl­mış alan­lar­dan olma­dı­ğına değinmiş.

Bu konu­daki naci­zane kana­atim “ver kur­tul“dur benim. Yani şu işi tat­lı­lıkla çözmek müm­kün­ken, “ver­me­ye­ce­ğiz asla­nım, akıllı olun/ izin iste­me­dik ki zaten, her türlü ora­da­yız” şeklide bir rest­leşme ne olu­yor aklım almı­yor, koca koca adam­lara yakıştıramıyorum.

Tak­sim Meydanı’ndan bir kere geç­tim, o da koşa koşa. Net hatır­la­mı­yo­rum bile. Ama (her­hangi) bir miting ala­nı­nın güven­li­ğini sağ­la­ya­ma­ya­cak dev­let ola­bi­lir mi? Ya hu aç mey­danı işçi­lere, al güven­lik önlem­le­rini. Yap­sın mil­let mitin­gini, gös­te­ri­sini. Yılda bir kere olan bir şey. Bit­sin bu gerginlik.

Kar­şın­daki “Bize göre Taksim’de 1 Mayıs’ı yap­ma­mı­zın önünde hiç­bir engel yok­tur” diye abuk bir kış­kır­tı­cı­lık yapar­ken, hukü­me­tin başı­nın ayak-baş muhab­beti yap­ma­sı­nın ne fay­dası var? Şimdi gös­teri yasağı koyul­muş ya, kimse gir­me­yecek di mi Tak­sim Meydanı’na? Had­dini bil­dir­mek başka bir şey, “ayar vere­yim der­dinde olmak” başka bişey.

Baş­ba­kan şu “altta kal­ma­ya­yım, dur lafı gedi­ğine koya­yım” psi­ko­lo­jisi yerine, yine ken­di­si­nin dil­len­dir­diği “Tür­kiye kaza­na­caksa ben kay­bet­meye hazı­rım” söy­le­mi­nin peşin­den git­meli bence. R. Tay­yip Erdo­ğan’ı bil­mem de, Baş­ba­kan­lık maka­mına yakı­şan odur.

23 gün kal­mış, umu­dum yok ama bir orta yol bulu­nur inşallah.

diğer şeyler

Muhtemelen alakalı diğer şeyler




  • Hemen yan bina­nın duva­rında kuça­ğına taş top­la­yan çocuk resim­leri yapış­tı­rıl­mış, 1 Mayıs ta Tak­sim de hesap sor­maya diyor res­min altında, Tak­sim de ölen insan­la­rın resim­le­rini yapıştırmışlar…

    Geçen sene tra­fiği felç eden 31 Mart akşamı ve 1 Mayıs saba­hında Tak­sime girer­ken yaka­la­nan 2 silah, onlarca molo­tof kok­teyli, sopa­lar, bıçak­lar ölüleri anmak için değildi sanı­rım…
    İllaki gövde gös­te­risi yapa­cak­san, topla kala­ba­lığı git kaz­lı­çeş­meye, en az 1 mil­yon insan alır… Fakat orada gün­dem yara­ta­cak bir argü­man, camı çerçe­vesi indi­ri­lecek dük­kan yok, yol­dan geçen vatan­daşla polisi bir­bi­rine düşü­recek ortam yok…

    Hazır­lık­lar bağ­cı­nın dövül­mesi üzerine…

  • Burası Tür­kiye; her an her­şey ola­bi­lir, tabir-i diğer ile “taş düşe­bülü ayu çıkabülü”.
    Bıra­kın gir­sin­ler Taksim’e. Baka­lım ne yapa­cak­lar? “Den­ge­siz­lik” yapan­lar başka yerde de yap­mı­yor­lar mı? Poli­side heba etmeye gerek yok; bıra­kın halk hesa­bını bir gör­sün (!).
    Müs­lü­man mahal­le­sinde sal­yan­goz sata­cak­lar “işçi-emekçi” diye. Geçi­niz efen­dim “işçi bay­ramı” hika­ye­sini. Öyleyse ben de gele­yim bu bay­rama. Ama maale­sef değil (bizde), belki safi­yane düşü­nen­ler var­dır; belki.
    Bu tip gün­ler Tür­ki­yemde tertip-kaos gün­le­ri­dir; bazı şeref­siz­lik­ler­den nema­lan­mak iste­yen adi­le­rin pusu kurup bek­le­diği gün­ler­dir.
    Keşke işçi bay­ramı olsaydı da hep bir­likte kut­la­say­dık. Keşke sen­di­ka­la­rı­mız sen­dika olsa, keşke vali­le­ri­miz vali olsaydı; keşke topyekûn adam olsay­dık. Söz­le­rime kızan­lara söy­lü­yo­rum: Bu man­zara bizim man­za­ra­mız­dır ve pek de iç açıcı değil­dir ve hatta yürek yara­la­yı­cı­dır.
    Bir fut­bol maçında bile iki takı­mın seyir­ci­si­nin yan­yana otu­ra­ma­dığı bir mede­ni­yet sevi­ye­sinde oldu­ğu­muz­dan “kate­di­lecek daha çok mesa­fe­miz var” diye­bi­li­yo­rum ancak. Maalesef.

  • bizde 1 mayısta AB par­la­men­teri Mr.Jorgo ile Tür­kiye — AB iliş­ki­leri hak­kında görüşecegiz.herkesi bekleriz.

    http://​fre​kans​.goog​le​pa​ges​.com/​a​b​2​.​jpg

  • The Third Man’de Orson Welles’ın söy­le­diği güzel bir söz var..

    italya’da 30 yıl boyunca bor­ji­ya­lar vardı. yani tero­rizm, kıyım, cina­yet… ama mic­ha­len­gelo, leonardo ve röne­sans aynı dönemde var oldu­lar. Oysa isviçre’de kar­deş­lik, 500 yıl­lık demok­rasi ve barış vardı. Ama ne yara­ta­bil­di­ler? sadece guguklu saat..”

  • Ne diye­limki … işçi­ler Bu ülke­nin her­şeyi . Ama en fazla hor­la­nan­la­rıda onlar …

  • Yarın baka­lım ne olacak.Hükümet alın­may­cak dedi.Sendikalar ise 500.000 emek­çi­mizle orda­yız diyor.Sonun çok kötü ola­cak kanımca.Keşke bir orta yol bulunsaydı.

  • İlk öğretim oku­lunu taş­la­ya­cak, gari­ban balık­çı­nın moto­runa molo­tof ata­rak yaka­cak, molo­tof­lar DİSK bina­sında yapı­la­cak, kal­dı­rım taş­ları sökü­le­rek polise atı­la­cak, polis kim lan diyen bir zih­ni­yet işçi­den öte bişe olması lazım..

    Hepsi terö­rist jop yedik­le­rinde demok­rosi akıl­la­rına gelen zavallı topluluk.

    Dik­ka­timi çeken bir afişte “kürt soru­nunu 1 mayısta mey­dan­larda çözelim” sadece dik­ka­timi çok çekti.

Leave a Reply