CHP’nin, Önder Sav’ın edepsizliğini gündemden düşürmek için oynadığını düşündüğüm “muntazaman dinleniyoruz!” kartı gayet akıllıca bir haraket oldu. Gündem bir anda iktidar partisinin aleyhine döndü. Siyaset işte top bir o tarafta bir bu tarafta. Dinleme iddiaları belki doğrudur, belki yalandır ben oturduğum yerden bişey diyemem. Ancak oturduğum yerden başka bir şey farkettim, ne kadar da çok dinlenen varmış!
Gazetelere göz gezdirirken bir çırpıda denk geldiklerim şunlar: Zekeriya Beyaz, Tostçu ve Fatih Altaylı ve Oray Eğin. Bakalım daha kimler dinlenildiğinden şüpheleniyormuş, merakla bekliyorum.
Ben de düşündüm şimdi, hat ne zaman kesiliyor, bip sesine benzer şeyler duyuyor muyum filan diye. Gayet sıklıkla oluyor. Evet, bunlar Avea’nın tırt bir operatör olmasının sonucu değil, birer işaretse eğer ben de dinleniyorum, büyük ihtimalle.
Dinleme, telekulak filan deyince çok uzun zaman önce okuduğum ve yarım yamalak hatırladığım bir anektodu aktarayım: Yüksek mevki sahibi bir beyabi dinlendiğinden iyice şüphelenmeye başlayınca kendince bir çözüm bulmuş, birisi ile konuşurken birden durup, “şu anda beni dinleyenlerin gelmişini geçmişini yedi sülalesini…” filan diye saydırmaya başlarmış. Bunu sık sık yapınca en sonunda bir telefon gelmiş, “Sayın filanca biz emniyetin bilmemnde biriminde çalışıyoruz. en nihayetinde verilen emri yerine getiriyoruz, çoluğumuz çocuğumuz anamız bacımız var, çok zorumuza gidiyor yapmayın etmeyin” diye. Bu anlamda saydırmak etkili bir çözüm olabilir belki