Vakti zamanında, hatırlayan liseli olamaz, Şota ile Arçil vardı Trabzonspor’da. İşte onların bir de tercümanı vardı:
Daha kaliteli bir görüntü için facebook’tan seyredin.
Meraklısına Şota Arveladze, Arçil Arveladze ve Arveladze Vakfı.
Vakti zamanında, hatırlayan liseli olamaz, Şota ile Arçil vardı Trabzonspor’da. İşte onların bir de tercümanı vardı:
Daha kaliteli bir görüntü için facebook’tan seyredin.
Meraklısına Şota Arveladze, Arçil Arveladze ve Arveladze Vakfı.
Facebook’ta, Fw: maillerde çılgınlar gibi yayılan Burudanga efsanesi. Altına Emniyet Genel Müdürlüğünün anasayfası da iliştirilerek yayılınca daha etkili olduğu düşünülen hikaye şöyle:
Bir benzin istasyonunda, arabasina benzin doldurmakta olan bir BAYANın yanina gelen birisi, BOYACI oldugunu söyleyerek, hizmet amaciyla kibarca KARTını sunuyor. Karti aldiktan sonra arabasina biniyor bayan. Adam da, baskasinin kullandigi bir arab…aya giriyor. Bayan, istasyondan çikmaya hazirlanirken, arkadaki arabanin da ayni anda istasyondan çiktigini ve KENDİSİNİ TAKİP ETTİĞİNİ farkediyor. Tam aninda da bir BAŞ DÖNMESİ ve ZOR NEFES ALMAKTA oldugunu hissediyor bayan. Camı açmak isterken, adamın verdigi KARTI ALAN ELİNDEN TUHAF BİR KOKU alıyor Arkadakilerin de nerdeyse kendi arabasina yapisircasina yaklastiklarini görüyör. Kaybedecek zaman olmadigini düsünerek basiyor gaza, o hızla giderken ilk gelen park yerine daliveriyor. Sert bir frenle durduruyor arabayi, ayni anda da kisa aralarla bastigi klaksonla imdat isareti verircesine durmadan velvele saçiyor ortaliga. Baskalarinin da bulundugu park yerine gelen ikinci araba var hiziyla çikis yönünü alarak uzaklasip gidiyor. Adamlardan böylece kurtulan bayan, uzun bir süre sonra kendine gelebiliyor ve normal nefes almaya basliyor ancak. Bayani böyle çok ciddi bir duruma sokan bir maddenin karta sürülmüs oldugu anlasiliyor. Adi, “BURUNDANGA” olan bu UYUŞTURUCU MADDE, bir kisinin üstündekileri çalmak veya baska kötülükler yapmak için kullaniliyor. Basit bir kart üzerine kolayca sürülebilen bu uyusturucu, cinsel taciz amaçli kullanilan uyusturucuya nazaran dört defa daha tehlikleli. Yolda, disarda tanimadiginiz birisinden ve hele yalnizken asla böyle bir kart almayin sakin. Ikametgâhlara kadar gelerek hizmet sunanlarin da kullandiigi bir yöntem bu. Uyanik olun. Yeni teknolojinin yararli hizmetlerini kullanarak, bu bilgileri çok genis bir dagitimla çevrenize duyurabilme çabaniz için tesekkürler.
Amma lakin ki öyle değildir! Bu yazı Hoax Slayer’da 2008 Eylül’de çıkan bir geyiktir, şehir efanesidir. (bkz. Hoax Nedir?). Yani yalan, yani dolan. İlave olarak EGM’nin sitesinde de brudanga ile ilgili bir yazı veya uyarı bulunmuyor.
Meraklısına Unsubstantiated Urban Legend olarak değerlendirilen yazı: [spoiler]
A man came over and offered his services as a painter to a female who was putting gas in her car and left his card. She said no, but accepted his card out of kindness and got in the car. The man then got into a car driven by another gentleman. As the lady left the service station, she saw the men following her out of the station at the same time. Almost immediately, she started to feel dizzy and could not catch her breath. She tried to open the window and realized that the odor was on her hand; the same hand which accepted the card from the gentleman at the gas station.
She then noticed the men were immediately behind her and she felt she needed to do something at that moment. She drove into the first driveway and began to honk her horn repeatedly to ask for help. The men drove away but the lady still felt pretty bad for several minutes after she could finally catch her breath.
Apparently, there was a substance on the card that could have seriously injured her.
This drug is called ‘BURUNDANGA’ and it is used by people who wish to incapacitate a victim in order to steal from or take advantage of them like REPEATED GANG RAPE. This drug is four times more dangerous than the date rape drug and is transferable on simple cards.
So take heed and make sure you don’t accept cards at any given time alone or from someone on the streets. This applies to those making house calls and slipping you a card when they offer their services .[kaynak]
[/spoiler]
Techcrunch haberine göre Mark Zuckerberg’i Facebook’ta engelleyemiyormuşuz.
Adam mekanın sahibi abicim, paşa gönlü ne isterse öyle ayarlar platformu. Yarın öbürgün birisi çıkıp Mark Zuckerberg‘in ekranında “derhal bana abone olsun” tuşu var derse hiç şaşırmam. Zaten Facemash‘ten facebook’a Zuckerberg’in manitacılık kariyeri de ortada.
Orucu uykuya tutturacağıma blogun şeklini şemalini şeyapayım dedim. Bitirirsem güzel olacak gibi. Hazır elim değmişken adetten olan Facebook sayfasını da aradan çıkarttım. Nedense beğenenler genelde erkek :`(
Bu arada facebook.com/nahnu‘daki dansözlerim müessesemizle hiç bir alakası yoktur. Tövbe tövbe, mubarek gün.
Arkadaşlarla el birliği ile yeni temaya geçmeye çalışıyoruz, çalışmaya çalışıyoruz.

FaceBook için arkadaş taglamalık foto
İki ay önce başladık, bir haftaya bitiririz. Neden, çünkü proje yönetimi eğitim aldım ben.
Günün en üzücü haberi: aksanına hasta olduğumuz sunucu Joanne Colan en sevdiğimiz vBlog Rocketboom’dan ayrılmış.

“Ay olmuş ağustos, vukuat nisanda, maşallah birader bu ne hız!” diye ben de söylendim kendime ama ancak Daily News’lerde ikinci sıraya düşünce ayıldım.
Yerine getirdikleri Caitlin Hill de onu taklit etmeye çalışıyor sanırım, ama beyhude kalp masajı bence.
Lost S5E11‘de oynacağı haberleri vardı sağda solda, yalanmış, riyaymış. Milliyet’in haberi:
Muğla’nın Marmaris İlçesi’nde yaşayan Açıkgöz herkesi peşinden koşturan yanlış anlamayı ise şöyle anlattı: Sinemaya büyük ilgi duyduğum için ‘imdb’ adlı sinema sitesindeki blogumda hayallerimi yazıyordum. Ancak site yöneticileri çok titiz davrandığı için bunları yayına almıyordu. 10 gün önce, LOST’un 26 Mart’ta yayımlanacak bölümünde oynayacağımı, daha önce ‘Hatırla Sevgili’ ve ABD’de yayımlanan ‘What I like about you’ gibi dizilerde de rol aldığımı anlatan yazım gözden kaçmış olmalı ki yayına girdi. Siteye giren bir gazeteci de bunu gerçek sanıp haberleştirmiş…
LOST’ta oynayacağı haberlerinden sonra basının ilgi odağı haline geldiğini anlatan Açıkgöz, ‘Google’a adım yazıldığında, artık 30 bini aşkın sonuç çıkıyor. Facebook’ta, sadece bir haftada 900 kişi kendisini arkadaş olarak onaylamamı bekliyor. Bu noktaya gelineceğini tahmin bile edemezdim. Kötü bir niyetim yoktu’ dedi.
Helal olsun diyorum kendisine, afferin yiğenim aynen devam.
Rusya’da kadının birisi facebook, friendfeed, twitter gibi sosyal ağları sadece arkadaşlık, haberleşme gibi bilinen amaçlarının çok dışında, kendisine tıpatıp benzeyen birilerini bulmak için kullanmış. Bulduğu benzerlerinin sosyal statülerini, çalıştıkları işleri vs. iyice etüd ettikten sonra gözüne kestirdiği birisini bulmuş ve gidip öldürmüş. Sonra onun yerine geçmiş. Ve mal varlıklarını bir bir satarken yakayı ele vermiş.
Tam da internet çağına yaraşır bir hikaye.
Murat K. Girgin sitesinde memleketteki blog yazarları ile ilgili bir anket çalışması yapıyormuş. Sonuçları 15 Ocak’ta açıklanması beklenen ankete katkı yapmak isterseniz: Türkiye’ de Blog Yazarları Anketi /1
Yan tarafta blogkürede bugün diye bir bölüm var, google reader üzerinden ilginç bulduğum blog yazılarını filan paylaşıyorum. Şimdi bunu biraz daha genişleterek müstakil bir sayfaya taşıdım: Paylaşılan Öğeler.
Google Reader paylaşımlarının yanısıra, Del.icio.us, Stumble Upon gibi birkaç siteden de beğendiklerimi eklediğim bir liste olacak orada. Facebook, Twitter gibi kişisel zımbırtılarımı koymadım. Çünkü daha ziyade canı sıkılanların takılabileceği bir alan olarak düşündüm. Tam manası ile olmasada bir çeşit lifestream yani.

Bu arada, bu RSS akışlarını birleştirmek için profilactic adlı servisi kullandım.