Benim ehliyetim yok. Zaten otomobil kullanma konusunda ehil de değilim. Ancak iş başvurularında “saha mühendisi hiç ehliyetsiz olur mu hacı? Vericez ranger’i salıcaz araziye” dedikleri için almaya karar verdim. Nagehan “ben de, ben de” dedi, beraber ıslanalım yağan yağmurda hesabı, kaydolduk.
En başta Trafik, Motor ve İlk Yardım’dan oluşan ders triosuna, çevreden gelen “bi kitap bulun, bi kere okuyun geçersiniz sınavı” yönlendirmelerine karşı koyarak, derslere hevesle iştirak etmeye karar verdik.
Ancak gelin, görün ve hak verin ki, ortak akıl bazen haklı çıkabiliyor.
Trafik dersinde emekli öğretmen amcamızın ağzı bozuk ilkokul öğrencilerinin evlerine yaptığı baskınları, motor dersinde hocamızın hava filtresi ile olan münasebetleri diye giderken daha ilk günden derslere gitmek yerine Alaaddin Tepesinde çay içmeye gitme kararı aldık. Kitabı da okumadık, çıkmış soruları edindik ama çözmedik. Aferin’di bize.
Bugün sınav vardı, sorular “aşağıdakilerden hangisi aşağıdadır” seviyesindeydi hakikaten. Motor dersine ait sorular biraz zorladı o kadar. Kalırsak ondan kalırız. Onun da bir telafi sınavı oluyormuş, her türlü geçersiniz dediler.
Direksiyon derslerine devam ediyoruz şu sıralar. 3 saat oldu, yani 3seansx15dk=45dk aslında. 3. viteste 80km/sa hıza çıktım, kalkış, duruş ve dönmelerde problem yok. Nagehan da aynı. Eğitimler direksiyon sınavının yapılacağı yerde veriliyor, sınavdaki uygulamanın aynısı, sınavda sıfır hata ile yapılmak üzere tekrarlanıyor. Seanslar bundan ibaret, natingmor.
Şimdi bu evreleri gördükçe trafikte gördüğüm öküzlere ve diğer büyük baş hayvanlara kızmıyorum, kızamıyorum. Verilen eğitim eğitim değil, kurs kurs değil. Bunun hemen her yerde böyle olduğunu biliyorum, işitiyorum. Zaten kursiyerler verdikleri paranın karşılığını almaktan ziyade “sürücü lisansını cüzdanıma nasıl yerleştireyim”in peşinde. Ödenen ücretler ile verilen eğitimin arasında dağlar kadar fark var. Kurs müdürüne soruyorum, o anlatırken insanlar gelip gidiyor ve işaret ediyor, “kardeşim işte malzeme bu “diye. “Bunlardan ne kadar şoför çıkarsa o kadar” diyor. Kendince haklı tabi. “Ehliyet sınavına girmek için neden araya bir sürücü kursu sokuluyor, üniversite sınavı için dersane şartı aranıyor mu?” diye soranlar bizler gibi.
Bu hamur çok su götürür. Vel hasılı kelam, yeni bir trafik canavarı için lütfen yer açın sol şeritte. Yarım şoförüniz birazdan hazır olacak. 3. vites ile 5. vitesi karıştırmazsam veya arabayı hoplatmazsam oradayım.
Not: Aslında fites boştayken elimin ayası ile hafifçe ittiriverirsem 3′e geçiyormuş. Bugün idrak ettim, tatbik ettim.

ehliyet sınavında daha önce çıkmış sorular lazım mı
Aynı sorun aynı dert benzer olaylar bende de yaşan(ıyor)dı. Bende motordan çakacam gibime geliyor. O kadar derse girdi 10 tane alakasız sorular çıktı. Ben trafiğe çıkarken emniyete haber vercem trafiği kapatcak
Tebrik ederim üstadım. Umarım istanbul trafiği senide çileden çıkartıp bir canavara dönüştürmez..
Ki yıllardır direksiyona geçerim bazen bende canavarlaşıyorum.
Fakat şu 1. kuralı unutma : (çok güzel hareketlerde skeci vardı)
1. Kural E-5 ‘e çık önüne gelene söv…
Dikkat edeceğin en ince hususda…
1. iett ler
2. taksiciler
3. minibüscüler
4. uzun yolda kamyoncular
ilave bayan sürücüler.
Bu 5`inin ne zaman ne yapacağı belli olmaz ve genelde bahaneleri görmedim, duymadım, bilmiyorumdur.
Trafikte en önemli kural, trafiğin akış hızına uyacaksın. Millet 80`le giderken sen 120 veya 50 ile gidersen trafik için sorun teşkil edersin. Tabela filan hikaye.
Ben kullanırken korkudan bağıran birileri şimdi direksiyon başına geçer olmuş, hey gidi hey.
ama senin “dur kalk”larda problemin var. bir de kiralık ev ararken uzağı görememektesin, “ki-raaaa-lııııık….. değildir!”
Çok haklısınız hocam. Bu sistem böyle işte. 2009′da değişecek artık. Umaarım bir faydası olur…
Hayırlı olsun.
Hevesinizi kırmak gibi olmasın hemen her aracın vites kutusu farklı oldugundan ‘gecisler’ de farklı olur.
(imza cok bilmis zigana soforu)
Hayırlı uğurlu olsun. Lakin unutmadan söleyim, yolda bana denk gelme. İki canavar ne yaparız bilemem