7 tane dersin sınav ve projelerini teslim ettim bir şekilde. İçin dışım sınav oldu. Guantanamo’da kesin “Betonarme” okutuyorlar. Bilemedin “Mukavemet”. Bu ikisinden âlâ işkence aleti düşünemiyorum. Bu geçen vize haftasının sponsorları sınıftan Onur, Yöntem Yapı Denetim A Ş. den Erhan ve AöF kimliğimin üzerindeki ipoteği kaldıran özgün VCD oldu. Bi hafta sonunda yaptığımız müzakereler sonunda verdi kimliği. Kendilerine teşekkür ediyorum. Bitirme Tezinin görüşmeleri kaldı bi tek, onları da bu hafta içi hallederim heralde.
AöF ikinci taksit ödemesi ertelenmiş bu arada, ödeyemeyenlere duyurulur. Ordu evinin oradaki Vakıfbank’tan yeni yapılan Garanti Bankası binasının oraya kadar sıra olduğunu görünce “Başlarım AöF’üne” dedim. Birileri duymuş sanki böyle dediğimi, geçen TV A’daki yemek programlarına ağzımın suyu akar şekilde bakarken geçen alt yazıda gördüm.
Erhan’la yeni bir tatlı keşfettik, yani o keşfetmiş, “bana da keşfettirsene bi” dedim. Kırmadı beni, “Tamam” dedi. Sadece “Pastacı Zafer“de tadabileceğiniz bu tatlının adı da bizim için çok manidar: “Firuze”. Şöbyet ve Fıstık Sarmanın melezi gibi bişey aslında. Ben başka bişeye benzetemedim tam. Erhan’da benzetemedi, “Tazesi olsa, o süper” dedi sadece. Tazesi olsa her şey güzel. Ama bi daha yiycez, hehe. Tazesine denk gelene kadar.
Bu arada, yeni iki yazar var. Birincisi; Sedef Kaplan; firkat’tan, cemaatten ve başka yerlerden biliyorsunuz. Diğeri de Tuna Mavi. Onu da biliyor musunuz, bilmiyor musunuz; bilmiyorum, hehe. İkisine de kısaca “hoşgeldiniz” diyebiliyorum. Zira, azıcık övünce yazarlarımızı ya askere alıyorlar ya da tekirdağa baz istasyonu bakımına gönderiyorlar, hehe.
Mehmet Doğan’ın kitabı “Teknoloji Kimin Umurunda” yayıncıya gönderilmiş. İlk sayfalarında birsürü bloggera teşekkür etmiş. Biz de ona teşekkür ediyoruz.
Teşekkür ede ede bi hal olduğumuz bu gecenin sonunda size ayrılan sürenin sonuna geldim sanırım. Kendinize güzel bakınız.




beni askere çağırdılar :p
çağırsınlar sen gitme