Türlü sebeplerden açılan bloglar, aynı şekilde, türlü sebeplerden kapanabilir. Sahibinin/ sahibesinin keyfine bağlı olarak yaşanabilecek bir gelişme. Ekseriyetle üzülmüyorum kapanan bloglara. Ancak, İzlenimler ve Düşünceler veda yazılarını yayınlayınca değişik bir burukluk yaşadım. Sanki devam etse daha iyi olacakmış diye düşündüğüm için olabilir.
Derin Sular’dan Serdar Kaya da bir şeyler yazmış bu “nerde trak orda bırak“larla alakalı olarak: Yorum Blogları Birer Birer Kapanıyor. Özellikle son paragrafı çok beğendim, güzel bir tespit var:
Bence her blogu müstakil bir proje olarak ele almak gerekli. Tabii bu kısa ya da uzun vadeli, yani sonlu bir proje de olabilir. Bu durumda, sona eren projenin arşivi de zaten baştan hedeflenilen eserin kendisi anlamına geleceğinden, elektronik ortamda hizmet sunmaya devam eder. (Bir heykeltraşın eseri gibi.) Konuya bu şekilde bakıldığında, bir blog projesinin sonunda değil başlangıcında alınan kararlar önemli hale geliyor.
“Yaradan’dır baki kalan, hayat ne garip.” sözü aklıma geldi
nahnu, sen bekarsın galiba:)
evli adamın blogculuk yapması çok sakat abicim! dene de gör evlenince:))
hele kıskanç bir karın da varsa, vay haline, duman ediyorlar valla:))
görüslerine kesinlikle katiliyorum nahnu. su aralar moda oldu, teknoseyir ile basladi, altiüstütasarim ile devam etti. sonra edasuner ve renkliblog. tabii bunlarin disinda kapananlari da biliyoruz.
kimisi maddi sorunlardan, kimisi de yazacak birsey olmadigina inandigindan kapatiyor.
kimse yazmaya profesyonel baslamiyor sonucta. ben yazdikca ögreniyorum. kimseye olmasa da bana ufacik bir faydasi oluyor.
Aşağılamalar, hakaretler, çirkin küfürler.. Bir değil, iki değil..
Herkesin bir kırılma noktası var. Bir yerde artık tahammül edemeyecek hale gelerek bırakıyorlar. Genelde böyledir sanıyorum.
Başka sebeplerden dolayı bırakanlar da vardır elbette.