Şimdi şu iki günlük İstanbul Performansımız hakkında (ki içerisinde eloy, pagan, viscus, nisyan ve naftalin beylerle beraber yapılan süper eğlenceli ve hiper yorucu bir pikniği, ve ertesi akşamı gittiğimiz leziz bir balık ziyafetini, ve sekiz-dokuz kaybolma macerasını barındırıyor) yazacak bir sürü şey var tabiki.
Yani iki gün boyunca “Blog this” alarmı gözümün önünden hiç gitmedi desem yeridir.
Ama bakın, bu gündemi bile aşan bir şey var şu an;
http://www.vapurumuvermiyorum.org. İDO’nunkiler gibi (kadıköy-bakırköy arasında çalışanına bindim, sadece berbat) gibi iğrenç bir uzay gemisine binmektense, her türlü kötü yönüne (hangisiyse artık) rağmen vapurları tercih ediyorum.
Rüzgarında çarpılmak, kız kulesi hakkında efsaneler dinlemek istiyorum. İstanbullu olmasam da, vapurumu vermiyorum.
edit oky’nin bildirgeç‘te bahsettiğine göre vapurlar hep kalacakmış.
Bu İstanbul seyahatimde bir defa bindim vapura. Beşiktaş – Kadıköy arası…
Bütün İstanbul anılarım gözümün önünden geçti bir film şeridi gibi (filmlerde olanından aynen).
Deniz otobüsüymüş, pehhh.
Vapur veya birazcık eski kitapların yazımıyla “vapor” insana ‘iyi ki titanikte değilim’ duyumsamasını yaşatır. bu duyumsamayla insan uçayazar.
Sanırım bir de tvde ‘insan vapora benzer’ diye bir proğram vardı.
vapor buhar demek sanırım, insan da buhara benziyor düz kontak mantığımla. arkadaşları geç kaldı diye vapurun kalkmadığı günlerden kalma.
* “nahnu.org gereksiz bilgilendirme alt birimi pagan” bildirdi, yine de dünya aynı dünya.
[...] Her ne kadar Bloglama.Com alan adını 2004′ün sonlarında almış olsak ta, böylesi bir blog magazini/ blog fanzini/ blog dergisi fikri 2005 yılının haziranında Sarıyer’in arkalarında pek güzide blogculardan bazıları ile yaptığımız bir mangal ziyafeti sırasında çıktı. çıkış fikri olarak: “bloglarda denk geldiğimiz güzel yazıları, yazısını alacağımız blogların tasarımına, bilinilirliğine filan bakmadan bir araya getirmek, bunları bir site aracılığı ile ve hatta bir PDF dergi halinde paylaşıma sunmak” olarak belirlemiştik aşağı yukarı. Sonraları bunu söyleşiler ile, ufak tefek araçların/servislerin tanıtımları ile, ve başka atraksiyonlarla desteklemeyi düşündük. Son hali de bu düşünce ile şekillendi zaten. filan. [...]
[...] rivayet o dur ki; tarihin ilk çağlarında ulvi bir amaçla(!) yuvarlak mangal çevresinde toplanan bir kaç kişi şehir efsanesi halinde etrafta dolanan bloglama kom’un ilk temellerini atmışlar. gerçi hikayeyi hepimiz biliyoruz. kulaktan kulağa yayılanların gerçek mi yoksa uydurma mı olduğunu hepimiz merak ediyorduk ki… [...]
ne vapusu hayat bi sandal asıldınmı küreklere ilerlersin yoksa olduğun yerde kalırsın ya vapur motooru bozulduğunda kürekle çeke bilcenmi