Haftasonu Eskişehir’deydim. Master / yüksek lisans işleri vardı onları yoluna koymak için gittim, gitmişken bir kaç ahbabımı, bir kaç eski dostumu da gördüm. Pek mutlu ayrıldım. Ayrılırken farkettim ki ahbapların en büyüğü de Eskişehir’miş.
Gerçekten de, Eskişehir benim için tamamlanmamış, güdük kalmış, yetmemiş, bitmemiş, boğazda yumruk gibi duran herşey gibi. Hatta ertelediğim, üşendiğim, sonra dediğim herşey, şimdi bir şekilde, Eskişehir. Ne alakası var, neden böyle sormadım hiç, şimdi de sormuyorum, belki ilerde. Sonra.
***
şehri karıştırmıyorum, yelkeni var
rüzgarı da karıştırmıyorum, seni yanlış anlarlar
kendimi karıştırıyorum, uçmaktan yanayım
ruhunu parmaklarında dolaştıran perinin
tevekkül penceresine konduğu eski ormanlarda [#]
***
Sadece, bir dileğim, bu sefer benden evvel onun gitmemesi.