İşler yolunda giderken öylesine huzursuz oluyorum ki. İçimde bir ses sürekli, “Du bakali, Du bakali“. Hâl’i yaşayamamak dünyanın en kötü şeyi. Mutlulukta ve sağlıkta, kötü günde ve darlıkta. Anı, Hâli yaşayamayınca ortaya çıkan manzara nostalji raflarından kitap beğenmek ya da güzel günlere dair vaazlar verip kendi sesini dinlemek.
Hepsi ayrı güzel de, tramvayda tanıştığım ingilizce öğretmeni Poul’ün de dediği gibi, “Present continuous tense is killing me“.
şapka: seyyarat




Şöyle diyorsun herhalde : http://lh6.ggpht.com/_MRbCRvVncZQ/Rm_1fG4G2WI/AAAAAAAAAC0/3qOE6qP7WxM/bir+pislik+var.JPG
This comment was originally posted on FriendFeed
sen yazdın, ne anlatmak istediğini sen biliyorsun, Poul’ü sen tanıyorsun..
biz sadece okuduk, okuduğumuzla kaldık..
ne diyeyim, işler yolunda giderken huzursuz olur mu insan, etme, eyleme..
Herşey yolunda gittiğinde o an önemlidir.
İyi olsanda kötü olsanda zaten olacak olur.
Güzeeel
Merhaba,
aynı durum bende de oluyor.Özellikle beklemediğim iyi bir şey olduğunda hep altında birşeyler arıyorum.Canımı sıkabiliyor.
görmek istiyen kadar kör duymak istiyen kadar sağır dokunmak istiyen kadar katı olamazsınız