Archive for the 'gündeme dair' Category

Kınalı kuzu­la­rı­mıza ne yap­tın teğmenim?”

Hüse­yin Gülerce, Zaman’da yaz­mış: “Kınalı kuzu­la­rı­mıza ne yap­tın teğ­me­nim?

… Dün­yada hiç­bir mil­let oğul­la­rına kına yakıp askere gön­der­mi­yor. Öz değer­le­ri­mi­zin bütün tah­ri­ba­tına rağ­men, derin­ler­den gelen bir ses, bu top­lu­mun büyük bir kesi­minde inan­cın par­lat­tığı gazi­lik ve şehit­lik mer­te­be­le­ri­nin ulvi­ye­tini asker oca­ğına taşı­maya devam edi­yor. Fakat biz isti­yo­ruz ki, bu ruh komu­tanda da olsun. Kınalı kuzu­la­rı­mıza kıyan teğ­men­ler, koru­ma­sız kara­kol­larda terö­rist­le­rin yüz­lerce defa bas­kı­nına uğra­yan ciğer­pa­re­le­ri­mi­zin halini düzelt­me­yen komu­tan­lar olma­sın. Terörle müca­dele, pro­fes­yo­nel bir­lik­ler vası­ta­sıyla yapıl­sın. Oto­büs ter­mi­nal­le­rinde halay­larla, davul­larla uğur­la­nan, düğüne, bay­rama gider gibi asker oca­ğına gön­de­ri­len yiğit­le­ri­mize, ana gibi, baba gibi şefkat ve mer­ha­met gös­te­ril­sin. Bizim evlat­la­rı­mı­zın disip­line asla iti­raz­ları yok, ancak haka­rete gele­me­yen aslan­la­rın yüre­ğini acıt­ma­nın, o muame­leyi yapan­lara, cen­ne­tin kapı­la­rını kapa­ta­ca­ğını da bil­sin her­kes… Hele şu dayak, şu asker oca­ğında bir son bul­sun artık… [#]

(0)

Şeyh El Mak­tum Facebook’ta

Dubai Şeyhi Muham­med Bin Raşit Al Mak­tum Facebook’daki hay­ran say­fa­sın­dan hal­kın dert­le­rini din­li­yor­muş [via]. Male­sef, Face­book, YouTube vs. bizim mem­le­ke­tin siyasi tarihi için sadece ano­nim ola­rak fink atı­la­bi­lecek bir karalama/ çamur atma mec­rası hala.

(0)

Yata­cak yeri yok!

İstanbul’da 8 cami kun­dak­lan­mış. Mil­le­tin dişin­den tır­na­ğın­dan artı­ra­rak yap­tığı yar­dım­larla temiz­liği yapı­lan, bakımı ona­rımı yapı­lan, hiz­met veren bu iba­det­ha­ne­ler­den kim ne iste­miş ola­bi­lir bil­mi­yo­rum. Aklım almı­yor. Yata­cak yeri yok bun­la­rın. Onu bilir onu söylerim.

Nice yalan­lar

“Nice yalan­lar gör­dük. Ben bir yıl hatır­lı­yo­rum, Zeki Müren Türkiye’nin en büyük erkek sanat­çısı, Bülent Ersoy en büyük kadın sanat­çısı seçil­mişti, böyle bir absürt, dra­ma­tik, top­lu­mun aklı­nın karış­tı­rıl­maya çalı­şıl­dığı dönem­ler­den geç­tik” - Ertuğ­rul Günay, Kül­tür ve Turi­zim Bakanı.

(9)

Obama

obama in turkey Wel­come Mr. Obama.

Bar­rack Hüse­yin Obama gel­miş dün, yenge gel­me­miş. Kim konuş­tuysa din­le­dim tele­viz­yon kanal­la­rında. Bush döne­mi­nin mira­sını, yani Türk Halkı’nın %80’leri bulan “Amerika(n) Kar­şıt­lığı” düzelt­meye geldi diyor­lar. Yoksa konuş­tuk­ları hep hava civa diyor­lar. Bence yek­pare top atı­şın­dan tırs­ması dışında deli­kanlı bir adama ben­zi­yor. Hayır benim gibi afro-american olduğu için bro. ayağı çekmi­yo­rum ken­di­sine. Bana bir Mr. Prezidente’den ziyade NBA’den bir bas­ket­çiyi çağrış­tı­rı­yor. Veya bi Yat­tara bi Kom­pela sıcak­lığı alı­yo­rum. Ha diye­cek­sin “Onlar­dan ne sıcak­lığı aldın baka­yım hacı?”, derim ki “Ben onlarda insan­lığı ben onlarda güneşi gördüm”.

Güneşi gör­düm deyince aklıma geldi. Bobi­ler için bir monte yap­mış­tım. Güneşi Gör­düm fil­mi­nin afi­şinde yer alan bebek hal­teri meta­foru, burada, Konya vila­ye­tinde özel bir has­ta­ne­ne­nin logo­sunda da var. Kim­seye deği­şik gel­medi sanı­rım bu logo ki yıl­la­rın has­ta­nesi hala bunu kul­la­nı­yor. Tüp bebek konu­sunda iyi oldu­ğunu söy­lü­yor­lar, bir zafer arması gibi sanki bu logo. Her neyse işte bu bah­set­ti­ğim mon­teyi bugün Vatan Gazetesi’nin site­sin­deki foto galeri bölü­münde gör­düm. Sadece benim mon­teyi değil o konu hak­kın­daki bütün mon­te­leri arak­la­mış­lar. Zaten Bobiler.org’daki ada­mı­mız Ozan bir röpor­ta­jında bun­dan dert yanı­yordu. Ha şimdi sora­cak­sın “Senin Vatan Gazetesi’nin foto galeri say­fa­la­rında ne işin vardı hacı?” diye, cevap vere­ce­ğim “Ben onlarda insan­lığı ben onlarda güneşi gör­düm”. oldu gibi yapın.

İşte bugün Obama geldi, hem de Ras­mus­sen insa­nını NATO’ya genel sek­re­ter yapıp da geldi. O da ayakta dura­ma­yan bi adam­mış, kolu ber­til­miş. Tip­siz. Mede­niy­yet­ler itti­fa­kında da konuş­muş, simu­tane ter­cü­manı gör­düm adamı din­le­mi­yor önün­deki not­la­rın­dan çevir­meye çalı­şı­yordu. Öyle simul­tane ter­cüme işi varsa beni de yaz­dı­rın. İngi­lizce — türkçe diji­tal söz­lü­ğümü kapıp gelirim.

İşte Obama gitti bugün mec­liste konuştu, promp­ter mi diyor­lar, ondan baka­rak. İngi­liz­ce­sini geliş­tir­mek iste­yen varsa konuş­ma­sı­nın ingi­lizce transk­ripti de var. “Evet” dedi arada, müs­lü­man bir aile­de­nim dedi, meh­met okur dedi hido dedi. Toka­laş­mak için bir­bi­rini ezdi bazı vekiller.

Good bye Mr. Obama. Bili­yor musun, LinkedIn’de hesa­bını görünce haki­ka­ten kral bir adam oldu­ğunu anla­dım. Ger­çek anlamı ile de kral­mış­sın zaten. Zaman ne gös­te­recek, bize hangi kelek­leri ata­cak­sın bile­mi­yo­rum ama seni George w Bush’tan daha çok seve­ce­ğim sanı­rım. Onu sev­me­di­ğim için düz man­tık kurdum.

Hızlı Tren, en sonunda

Yük­sek Hızlı Tren” bugün sefere baş­ladı. Baş­ba­kan, “Akıllı bir tren kendi ken­dine gidi­yor” dedi. Çok derin bir tes­pit ger­çek­ten. Şeçime yetiş­sin diye Ankara girişi, Eski­şe­hir girişi ve hem­ze­min geçit­le­rin bir kısmı eksik bir şekilde çalış­tı­rıl­dığı konu­sunda değin­medi pek. Bakan Eski­şe­hir giri­şi­nin yer altına alı­na­cağı müj­de­sini de verdi. Ankara Konya için de 2011 başı dedi­ler, ikisi bir­den. Nasip tabi.

Öteki tarafta da hala “hızlı tren” ile “hız­lan­dı­rıl­mış tren“in far­kını bil­me­yen gazete site­le­rin­deki yorum­cu­lar var. Öyle kazın­mış demek ki mil­le­tin aklına. Bu şahane araç­lar sev­di­ri­le­cekse mil­lete, önce öteki ile ara­sın­daki fark anla­tıl­malı. Tabi hız­lan­dı­rıl­mı­şın­dan bah­se­dince, “sahi o malum kaza­nın fatu­rası kime çıktıydı hacı?” filan diye sorulma ihti­mali de var.

Hayırlı olsun diye­lim. Allah kaza­sız bela­sız yol­cu­luk­lar nasip etsin. Hükü­mete de her şeye rağ­men alkış. Demir­yol­la­rına yatı­rım yap­tığı için. İnşal­lah bu ve son­ra­sında gelecek hükü­met­ler hızlı tren pro­je­leri konu­sunda her zaman ısrarlı ve istik­rarlı olurlar.

Küre­sel Mali Kriz

Küre­sel Mali kriz ve Mort­gage kredi sis­temi hak­kında enfes bir çalışma. Geri dön­me­yen Mort­gage kre­di­le­ri­nin finans sis­te­mini nasıl iflasa sürük­le­di­ğini anlatıyor:


The Cri­sis of Cre­dit Visu­ali­zed from Jonat­han Jar­vis on Vimeo.

Küre­sel mali kriz ile ilgili çeşitli kay­nak­lar­dan der­len­miş gör­sel­ler de var­mış: “27 Visu­ali­za­ti­ons and Infog­rap­hics to Unders­tand the Finan­cial Cri­sis” [via]. İnfog­ra­fik­ler de desek olur sanırım.



14 sayfa