Bozüyük’te bakanın birisi elini uzatmış vatandaşa, vatandaş elini vermemiş “Bu zaman kadar neredeydiniz?” demiş. Bakan nasıl toparlamış, toparlayabilmiş mi beni ilgilendirmiyor bu laftan sonra. Geçenlerde de bir başka bakan bir önceki cumhurbaşkanı için “adamın biri” deyince, oradaki bir vatandaş “Adamın biri değil, 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer” diye vermiş ayarı.
Bu iki örnek de seyrettiğim kadarı ile provakatif, veya hazırlanmış bir eylem değil spontan gelişen, vatandaşın lafı gediğine koyması, cuk oturtması olarak kayıtlara geçmeli.
zaten bu siyasetçilerde ayar üstüne ayar yiyorlar ya helal olsun vatandaşa.
bu arada eli havada kalan ben olsaydım hemen kıvırır ve elimi koluna uzatır ” vay hüseyin dayı nöörüyon.” derdim.
benden iyi politikacı olur.
haketti bu bakanlar haketti bunları
vatandaşı tebrik ediyorum mesela bende bir vatandaş olarak böyle bir söz aklıma gelmezdi kendimi biliyorum ama gelse yapmaktan da çekinmezdim
bence bu ayar vermek değil, kabalıktır. gerçek ayar elini verdikten sonra, “elimizi verdik ama sizden hiç memnun değiliz” demektir hatta ayarın babası, elini memnuniyetsiz bir biçimde verirsin ve şöyle dersin:
“sayın bakanım size elini veren kolun kaptırıyor.”
işte ayar budur. diğeri kabalıktan başka bir şey değildir.bence.
Bakan halktan üstün olduğunu sanırsa ayar vermek
halkın görevi olur!
Ayrıca da eğer ki kişi Cumhurbaşkanlığının gereklerini
yapmıyor görev süresi boyunca komşu Osman
amcadan daha etkili olmuyorsa ülke üzerinde,
o görevi de haketmiyordur o ismide.
Siyasete gerek yok ama Ahmet Necdet Sezer e
Cumhurbaşkanı olduğu zamanları düşünmek
“Ülkem ne hallere düşmüş zamanında” dedirtiyor!
Güzel cevaplar. “œAdamın biri değil, 10. Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer” lafını söyleyen vatandaş bakanın ‘Adamın biri anayasayı fırlattı dolar bir günde bilmem ne kadar arttı’ şeklindeydi. Artık ne alakaysa. Bakan AKP’liydi. Acaba amacı ‘O zaman bir günde arttı, biz yavaş yavaş artırıyoruz hamdolsun’ muydu?