Plugins’lerin yanında kırmızı kutu içerisinde 10 yazıyorsa bir şeyler ters gidiyor demektir. Ya vakit yoktur ya da rutinde kaybolmuşum. İkisi farklı. Evimizin yeni neşesi astronot oluyor, sevgilim annesi ise çoktan keçeleri kaçırdı. Bense onlara ayak uyduramamaktan şikayetçi, hatta dur şikayetbaz oldum. Şikayetim kendi içimedir. İşgünlerine haftanın sonlarını da ekledim, genelde “ihale bize kalmasın hacı!” diye yapılan işleri “ihale bize kalsın hacı” diye yaptığım için. Sıkılmadım, aslında yorulmadım da. Ama bir huzursuzluk var zihnimde.
Okulluyken neden hala okulu bitirmediğimi, daha okuyup okumayacağımı kinayelendiren zevata “Ben nihayetinde başıma geleceği biliyorum a dostlar, ama beyhude kalp masajı gibi geçen şu hoş anları bana zehir etmeyin” diyemediydim. Deseymişim. Keşkeleri ardarda taksam burdan Espiye’ye köprü olur. Espiye’li değilim. Zaten konu da bu değil.
Herbişeyin başında, herbişeyin başı sağlık, ben size bir başka konuya değinmemizi neden sonuç ilişkisi içerisinde anlatacaktım. Ama telefon gelince aklımdakinin çıkıp gitmesi gibi bir durum söz konusu. Hayır, telefon gelmedi ama gelme ihtimali de aklımdakinin çıkıp gitmesini sağlıyor.
Aziz Valentin’e indirimli ve bol taksitli günlere vesile olduğu için “eyvallah” ederken, yazımı küçük dostum Muhterem Ömer’in yeni çıkardığı seslerle bitirmek istiyorum: Vaye vayeooo vayeoueeeuu… hmpf!.
Abi yazı güzel hatta çok keyifliydi ama yüzümde bir tebessüm bırakmasına karşın hiçbir şey anlamadım desem yeridir