Blog Site­le­rini Kullanın !

Şirket­lere, Blogları kul­lan­ma­ları yönünde bir çağrı ve tav­siye yazısı, Gaxxi Buzz’dan.

Bir şirket ken­di­sine web sitesi yap­tır­dığı zaman hiç­bir şey bit­mez. Aslında her şey daha yeni baş­la­mış­tır. çünkü, web site­sine henüz kimse gel­mi­yor­dur ve ziya­ret­çisi olma­yan bir web sitesi de bir işe yara­maz. Bu konuda başka görüş­ler de var, fakat bence bir şirket web site­si­nin ilk amacı para kazan­mak­tır veya para kazan­maya yar­dımcı olmak­tır. Diğer şeyleri de yap­ma­lı­sı­nız, fakat onu da para kazan­mayı sür­dür­mek için.

Eğer, site­nize kimse gel­mi­yorsa bu amaç­lara ula­şa­maz­sı­nız. Şimdi, prob­le­mi­miz web site­nize ziya­ret­çi­ler kazan­dır­mak. Bunun bir­çok kla­sik yön­temi ola­bi­lir. Gazete, dergi, tv, açık hava rek­lam­cı­lığı gibi kla­sik araç­ları kul­la­na­rak insan­ları site­nize yön­len­di­re­bi­lir­si­niz. İyi bir yön­tem ola­bi­lir, fakat hem pahalı hem de sür­dü­rü­le­mez bir yön­tem. Bir kez bu yolu seçer­se­niz ziya­ret­çi­le­ri­nizi sürekli rek­lamla bes­le­mek zorunda kalabilirsiniz.

Benim ucuz ve alter­na­tif bir yön­te­mim var. üste­lik kazan/kazan şeklinde. Hem şirket­ler hem de blog yazar­ları kazanacak.

Türkiye’de dona­nım, reklam/iletişim, yemek, oyun, web dün­yası, tek­no­loji üzerinde çok güzel blog site­leri var. Bu site­le­rin bir çoğu sahip­le­ri­nin hobi ola­rak yürüt­tüğü pro­fes­yo­nel site­ler. Onlara kendi ürün­le­ri­nizi örne­ğin 15 gün boyunca test etme­leri için gön­de­rin. Bu site­ler zaten gön­der­di­ği­niz vb. ürün­ler hak­kında yazı­yor­lar. Hem onlara yaza­cak konu baş­lık­ları vere­rek yar­dımcı olur­su­nuz hem de kendi rek­la­mı­nızı yapar­sı­nız. Yön­tem şu şekilde işle­ye­bi­lir. Aşa­ğı­daki sırayı adım adım izleyebilirsiniz:

İşbir­li­ğine gidecek blog site­leri nasıl seçilir?

  • Blog­lar Alemi, Blog Kar­deş­liği gibi bir blog dizi­nini ziya­ret edin. Orada müm­kün mer­tebe iyi içe­rik üreten, yük­sek tanı­nır­lıkta, kendi alan adına sahip, düzenli gün­cel­le­nen, yaz­mayı bilen yazar­ları olan 50 kadar web sitesi bulun.
  • Yuka­rı­daki 50 web sitesi sahi­biyle mail yoluyla ile­ti­şime geçin ve maili­nize aynı gün veya ertesi gün öğleye kadar cevap ala­ma­dık­la­rı­nızı eleyin.
  • Bun­lar­dan da mail yazar­ken ile­it­şim kur­mayı bilen ve sizin fikir­le­ri­nize uygun olan­ları seçin. Burada tabi ki kendi işi­nize ve fikir­le­ri­nize göre size özel kıs­tas­la­rı­nız olacaktır.
  • Sonuç ola­rak eli­nizde en az 10 farklı site ve blog yazarı kal­sın. Bu yazar­la­rın adres, tele­fon vb. temel ile­ti­şim bil­gi­le­rini alın.
  • Yeni çıkan ürün­le­ri­nizi bu yazar­lara düzenli ola­rak gön­de­rin. ürünü­nüzü beli bir süre rahat rahat dene­sin­ler ve bu süre sonunda size geri göndersinler.
  • Seç­ti­ği­niz 10 site­nin her biri­nin gün­lük orta­lama 500 ayrı ziya­ret­çisi olsa, hemen hemen sıfır mali­yetle ayda 150.000 kişiye ulaş­mış olur­su­nuz. üste­lik bu kişi­ler ürün­le­ri­niz hak­kın­daki yazı­ları gönüllü ve iste­ye­rek okuyacaklar.
  • Bu işin kar­şı­lıklı yararı ola­cak­tır. Blog yazarı işini cid­diye ala­cak­tır ve onur­lan­dı­rıl­mış ola­cak­tır… Şirket­le­rin de ürün­leri tanı­tı­lır­ken aynı zamanda söz konusu olan say­fa­dan kendi web site­le­rine ve ürün­le­rine yöne­lik ziya­retçi akışı, o site­nin oku­yucu çevre­sinde kazan­dık­ları say­gın­lık gibi kaza­nım­ları olacaktır.

  • Bu yön­tem şirket­lere düşük bir mali­yetle kalıcı bir işbir­liği fır­satı verir..
  • Bu yön­tem web site­le­rine ziya­retçi sayı­sını ve şöhre­tini art­tırma fır­satı verir… çünkü, insan­lar başka bir sitede kuru kuruya bir­kaç fotoğ­raf gör­mek ve bir­kaç kelime oku­mak yerine bu site­deki ayrın­tılı ürün ince­le­me­sine göz atmak isteyebilirler.
  • Yani aslında bu seçi­len site­lerle işbir­liği, bu site­nin ziya­retçi sayı­sını artı­ra­rak sonuçta tek­rar size dönecektir.
  • Blog sitesi sahi­biy­se­niz, şirke­tin size gel­me­sini bek­le­mek boş yere zaman kaybı ola­bi­lir, siz de şirket­lere gide­bi­lir­si­niz. Fakat, bence mail atma­yın ve yüz yüze görüş­meye çalı­şın. Görü­şe­ce­ği­niz kişiyi de yuka­rı­lar­dan seçin.

    Bu yazı türkçe blog ser­vis­le­rin­den Gaxxi’nin geliş­ti­ri­ci­le­ri­nin yaz­dığı Buzz’dan alın­tı­landı.

    Muhtemelen alakalı diğer şeyler




    • blo­gun bir şirke­tin web site­sin­den farkı surekli gün­cel­le­ne­bil­mesi ve müş­te­ri­leri ile sürekli inte­rak­tif ile­ti­şim kurmasıdır.esasında bir şirket için en önemli araş­tırma geri dönüş­tür , feed­back, şirket­ler blog­lar ara­cı­lıgı ile ya dakendi kura­cagi bir blog ile bunu çok kolay ve çok ucuz bir yolla yapa­bi­lir. lakin yapar mı ?

      yapan­lar ola­bi­le­cegi gibi yeme­yip yap­ma­yan­larda vardır.örnek ver­mek gere­kirse iki firma adı vere­lim ve iki firma blo­gunu karşılaştıralım.

      birin­cisi sarar olsun dige­ride ds damat olsun , iki şirke­tide aynı sek­tor­den ornek gos­te­ri­yo­rum ki daha bi kıyas­la­na­bi­lir olsun.
      sarar fir­ma­sı­nın blo­guna geç­miş tec­ru­be­le­rim­den dolayı teşek­kür eder ve aldı­gımt akım elbi­se­nin ne kadar kul­la­nışlı ve hiç bir sorun çıkma­dıgı için teşek­kür eder ve sarar mar­ka­sı­nın almak iste­yen­lere tav­si­yede bulu­nu­rum ayrıca yalancı fake entry olma­dı­gını belirt­mek için kendi maili­mide yazar ve iste­yen­le­rin benimle ile­it­şime gece­bi­le­ce­gini soylerim.lakin ds damat için altına yaza­ca­gım sadece şudur , dan­dik bir marka bile­me­dik damat dedik evle­ne­ce­giz dedik güzel­dir dedik ds ne ney­miş dedi ? olsun damat var sonunda dedik , hay demez komaz olay­dım, bir takı­mın pan­to­lunu bir ayda eskir mi ? her­gun aynı pan­to­lunu giy­sem dahi bir pan­to­lo­nun eski­ye­ce­gini bana hangi man­tık , hangi izan, hangi düşünce ile açık­la­ya­bi­le­cek­le­rini san­ma­dı­gım firma , derim ve o firma müş­te­ri­leri o malı alır­lar mı ? gide­rim şika­yet var site­sin­deki ds damat ile ilgili şika­yeti link­le­rin.
      tabi bunu ds damat yayın­lar mı bile­mem :)

      işte bu şirket blog­ları ser­best piyasa deni­len kut­sal meta­bo­liz­ma­nın en güzel işle­ye­cegi gün­lerde ve ser­best piyasa eko­no­mi­sin­den kor­ka­ma­yan fir­ma­la­rın yapa­bi­le­cegi bir iştir.bunu yapa­cak dere­cede kurum­sal­laş­mış ben hiç­bir fir­mayı goremiyorum.zira orada şika­yetçi olan kişi­ler baş­ka­la­rına kötü örnek ola­cak, müş­teri kaybı yaşa­na­cak ve dahi en önem­lisi para kay­be­di­lecek , mil­yon dolar­lar ile yapı­lan rek­lam­lar 50 dolar­lık bir blog yuzun­den heba ola­cak ve düşü­ne­cek­ler , 50 dol­lars mı buyuk mil­yon dolar­lar mı ?

      işte burada kafa­la­rına dank ettigi tak­dirde şirket­ler bu işi başaracak.

      keş­kem, a keş­kem, keş­kem keş­kem, fir­ma­lar kursa da boyle blog­lar bizde şika­yet etsek butun her­kes reza­let­le­rini ya da başa­rı­la­rını gorse , gorup çözüme kavuş­tur­sa­larda mil­let ya adam­lar bak dan­dik mal yap­mış­lar belki hatalı ure­tim­dir takımı deiş­tir­miş­ler desin­ler, diye­bil­sin­ler ama olmu­yor, tele­fonda siz malı yol­la­yın ince­le­ye­lim deni­li­yor bakıl­ma­dan, bence, tek­rar yol­la­nı­yor, tek­rar yol­la­nır müş­teri tara­fın­dan, firma tek­rar yol­lar bakam­dan, gene zan­nımca, bu boyle gider gider gider.

    • Yazımı burada gör­düm çok sevin­dim… ;) Bu arada amarat’a bir cevap ver­mek istiyorum:

      Size ürün gön­de­ren bir fir­ma­nın bir ürününü kötü­le­mez­si­niz, yapıcı eleş­tiri yapar­sı­nız, insna doğası gereği bir de not düşer­si­niz, örne­ğin ürün çok kötüyse bile şöyle der­si­niz, “mesela bu türün merak­lı­ları kolek­si­yon­la­rında bulundarmalılar.”

      Bir de aslında dün­ya­daki bir­çok marka veya ürün­leri Türkiye’de… Sanı­rım blog sahip­leri de işi ağır­dan alıyor..

      Bir sonra ki yazı­nın baş­lığı şöyle ola­bi­lir; “Blog yazar­ları, kne­di­nizi onur­lan­dı­rın, hafife alma­yın.. ;)

    • bu sizin dedi­gi­niz ne kadar düz­gün bir pazar­lama stra­te­ji­si­dir bile­mem hem bunun ahla­ki­li­gi­nide düşün­mek lazım, ser­best piyasa eko­no­misi kan­dırma eko­no­misi olma­dı­gını soy­le­mek isterim.gerçi nazik bir dil kul­lan­mak var­dır evet muhakkak.

      lakin işin birde şu yonu var şirket­le­irn kendi site­leri altında bir blog açması .yani sizin deme­niz emti­anın belli başlı yazar­lara gon­de­irl­mesi ve site­le­irnde yazıl­ması var­ken birde şirket site­le­ri­nin içe­w­ri­sinde blog­la­rın açıl­ması gerek­ti­gini düşü­nü­yo­rum ben. bir nevi şirket­le­irn fan clubu ola­cak bun­lar gerçi ama bence çok hoş bir düşünce.

      mesela rena­ul­tun site­sinde bir blog olsa hemde mega­ne­ler için alt bir sub­do­ma­inde bir blog http://​megane​.rena​ult​.com​.tr/​b​log megane kul­la­nan kişi­ler yazsa kendi ara­la­rında bir nevi blog­lar ile­it­şim aracı halini alacaklar.

      http://​megane​.rena​ult​.com​.tr/​b​l​o​g​/​?​p​=​1067​#​c​o​m​m​ets baş­lıgı altında mesela “ben işte anka­ra­dan aksa­raya gider­ken ara­bamda su sorun çıktıda tamda şurada yemek yiye­cek­tik bi bak­tık arıza çıktı şükür reno­ul­tun şeref­li­koç­hi­sar­daki ser­visi kar­şı­mıza çıktı…” tarzında.

      bunun dışıdna hediye yol­la­mak apayrı bir­şey bunun ahlak­lı­gına inan­mı­yo­rum ya da blog­ger demeli bana gon­derdi diye belirt­mesi lazım. baş­ba­kan bile envan­tere kay­det­ti­ri­yor heda­ye­leri demi ? temiz top­lum diyo­rum efen­dim tüm insan­lıga baş­tada türklere :=)

    • Ahla­ki­lik kıs­mında sorun olma­ya­cak­tır, çünkü her şeye rağ­men blog­lar doğa­ları gereği özgür olduk­ları için şu anda kla­sik medya tv ve gaze­te­ler­de­kin­den daha iyi bir durum olacaktır.

      Söy­le­dik­le­rine katı­lı­yo­rum ama­rat, bence rena­ult üzerin­den söy­le­di­ğin fikir ger­çek­yen iyi bir fikir… :)

    • ama sizin notas­yon­la­rı­nız eksik ki .
      şimdi bir şeyi ahlaki bulur­ken kime göre neye gore dere­ce­sin­den bakar­sak ve burada tele­viz­yon ve rad­yo­ları baz alır­sak daha ahlaklı diyo­ruz ama bir olgu­nun başka bir olgu­dan daha ahlaklı olması onun ahlak­lı­gı­nın üzerine gölge düşür­me­yecek dere­cede kanık­san­mış durum ola­ca­gını san­mı­yo­rum tv ler­deki rek­lam ahla­kı­nın olma­dı­gını blog­larda özgür orta­malrda daha iyi olması bunun ger­çek ahlak ola­ca­gını asla düşün­mü­yo­rum ve niyeyse şirket­le­rin boyle hediye yol­la­yıp yorum iste­me­sini sakın­calı bulu­yo­rum .
      İş bu nok­tada ahlak dedi­gi­niz olgu kuru­malrda ola­ma­ya­ca­gın­dan şahıs­ları bag­la­yan bir durum olma­sın­dan dolayı burada ahlak blog­ger­larda ortaya çıkacak ve iş onlarda bitecek ve diyecek ki ” aziz oku­yu­cu­la­rım şu hani büyük alış­ve­riş maga­za­la­rında bulu­nan x mar­kası var ya bana bir i-pod yol­la­mış sağol­sun­lar :=) ben kaç bi gün­dür kul­la­nı­yo­rum bayıl­dım hulen :=) parası olan alsın valla bak güzel ” tarzı bir iti­rafta bulu­nursa amenna ama bunun dışında dizi­lerde yapı­lan gizli rek­la­malr gibi rek­lam­la­rın hiç mi hiç ahlaklı oldu­gunu düşün­mü­yo­rum.
      rena­ult blogu fik­rini begen­me­nize sevin­dim.
      ayrıca güzeldi bu konuşma , begendim.

    • O zaman da arz ve talep yasa­ları dev­reye girer, diye­lim ki çoğu kimse ahlak kural­la­rını umur­sa­madı ve lüzum­suz, kötü yazı­larla ziya­ret­çi­si­nin vak­tini çaldı.

      O zaman talep edil­me­meye baş­la­nır, neden tele­viz­yon­larda o şekilde olmu­yor işler der­sek, bence tele­viz­yon­larda da olu­yor. Tele­viz­yon­larda olan da arz ve tale­bin bir sonucu.

      Web’in önemli bir farkı var, hem alter­na­tif çok hem de webde kişi­sel ve özgür seçim­ler yapa­bi­li­yo­ruz, tani takip etti­ği­miz bir web site­sini ailecek toplu halde izlemiyoruz…

      Daha tar­tı­şı­la­bi­lir, ama bitaz önce ankara hukuk’ta öyle bir tica­ret hukuku sınavı geçir­dim ki, her şeyi anlam­sız bulu­yo­rum, okul­dan tıla­ca­ğım… Kendi sitemde içimi döke­mi­yo­rum, bura­dan haf­ta­lar sonra bu yorumda içimi döke­yim… İçmek isti­yo­rum, ben küçü­ğüm ama der­dim büyük, o zaman ben de büyüğüm…

    • madem ikti­sat­tan arz ve talep den­ge­sin­den bir örnek ver­di­niz bende size hemen mah­reç­ler yasa­sini örnek ver­mek isti­yo­rum.
      Talep ve denge ikti­sa­din temelidir.Lakin arz edi­len her şeyede bir talep ola­cagı ger­çek­tir.
      Sonuç iti­bari ile kali­te­siz malın rek­la­mını yapan kötü niyetli blog­ger­lar ola­cak ve burada zararlı çıkan o kişiye güve­nen kişi­ler olacak.Hoş biz­ler öyle kötü kişi­ler deği­liz o ayrı bir şey , ola­bi­li­tesi geçek­le­şe­bi­lecek bir durum.
      Tele­viz­yon ile blog­ları kar­şı­laş­tır­ma­mak lazım , zira bir insan inter­nette ne ararsa onu bulur , din ararsa dini bulur , porno ararsa por­noyu bulur , bu yüz­den tele­viz­yon ile farkı vardır.Digiturku olma­yan­bi­rey­ler iste­dik­leir an istek­le­rine ula­şa­ma­yıp talep­le­rini erte­le­ye­bi­lir­ler­ken inter­net ale­minde bu boyle olma­makta.
      Hamiş : İnsan­lık kre­disi güven­den başka bir nane değil­dir.
      Hamiş 2 :Ahlak kuralı dedik­le­ir­miz top­lu­mun bize yap­tıgı bas­kı­lar sonucundadir.issiz bir adada , kim­se­nin olma­digi bir yerde , tek basina iken ahlak olma­ya­cagi bir durum ve insan­la­rı­nın kimi­leri haya­tı­nın inter­nette gecir­digi surede ıssız bir adada far­ze­de­bi­li­yor­lar der­ken , konu ne kadar dağıldı.
      Sonuç: Ger­çek­ler zamanla anla­şı­lır..
      Teşekkürler.

    • 2,5 sene geç­miş 3. sene ye gen­lin­miş, ger­çek­ler zamanla anla­şıl­mış mı. o değilde nahnu baya­gı­dan beri seni takip ediyormuşum.ayrıca bu baya­gı­dan­dır sözü yerine başka bir kelime bulun­ması lazım.ayrıca azeri türk­leri anah­tar yerine açar deme­me­mize içer­le­miş bir de erme­ni­le­irn örne­gi­nini kul­la­nı­yor­mu­şuz, mesela demek varkenmiş.

      miş gibi.

    • sen yine iyi­sin ben 6 yıl­dır takip edi­yo­rum :) bu arada arşiv tara­ması mı yapı­yor­sun yoksa ran­dom tuşu hoşuna mı gitti :) ) cevap hiç biri ise, ne içtiy­sen aynın­dan isti­yo­rum :) ))

    • esa­sında ran­dom tuşuna her zaman bayıl­mı­şım­dır, hele boyle uzun süre­dir yazı­lan yer­lerde daha bir anlamlı olu­yor. misal deni­li­yor ki bir yazıda şu şu olsa diye şimdi wid­get­ler ile ki bura­daki gaxxi’nin ekibi bu wid­get­lere kırıntı diye­lim diye bir söz etmiş­ler aynı blog yerine gün­lük diye­lim gibi bir kam­panya yap­mış­lar ken­di­le­rince, işte en basit kırıntı ile yapı­lan i,şler önce­den nasıl büyük bir gelişme olarka görü­lü­yor­muş bunu görüyorsun.

      ***

      ran­dom forever

    Leave a Reply