CHP’nin, Önder Sav’ın edepsizliğini gündemden düşürmek için oynadığını düşündüğüm “muntazaman dinleniyoruz!” kartı gayet akıllıca bir haraket oldu. Gündem bir anda iktidar partisinin aleyhine döndü. Siyaset işte top bir o tarafta bir bu tarafta. Dinleme iddiaları belki doğrudur, belki yalandır ben oturduğum yerden bişey diyemem. Ancak oturduğum yerden başka bir şey farkettim, ne kadar da çok dinlenen varmış!
Gazetelere göz gezdirirken bir çırpıda denk geldiklerim şunlar: Zekeriya Beyaz, Tostçu ve Fatih Altaylı ve Oray Eğin. Bakalım daha kimler dinlenildiğinden şüpheleniyormuş, merakla bekliyorum.
Ben de düşündüm şimdi, hat ne zaman kesiliyor, bip sesine benzer şeyler duyuyor muyum filan diye. Gayet sıklıkla oluyor. Evet, bunlar Avea’nın tırt bir operatör olmasının sonucu değil, birer işaretse eğer ben de dinleniyorum, büyük ihtimalle.
Dinleme, telekulak filan deyince çok uzun zaman önce okuduğum ve yarım yamalak hatırladığım bir anektodu aktarayım: Yüksek mevki sahibi bir beyabi dinlendiğinden iyice şüphelenmeye başlayınca kendince bir çözüm bulmuş, birisi ile konuşurken birden durup, “şu anda beni dinleyenlerin gelmişini geçmişini yedi sülalesini…” filan diye saydırmaya başlarmış. Bunu sık sık yapınca en sonunda bir telefon gelmiş, “Sayın filanca biz emniyetin bilmemnde biriminde çalışıyoruz. en nihayetinde verilen emri yerine getiriyoruz, çoluğumuz çocuğumuz anamız bacımız var, çok zorumuza gidiyor yapmayın etmeyin” diye. Bu anlamda saydırmak etkili bir çözüm olabilir belki
O telefonda kendini dinleyenlere, haklarındaki görüşlerini ileten şahıs Hasan Celal Güzel.
Daha neler göreceğiz … Kim bilir?..
Önder Sav’ın Kamer Genç gibi fenomen olma yolunda ilerlediği kanaatindeyim. Acınası.
Dinlenme olayı varsa ispatlanmalı, ama böyle bir iddianın zamanlaması ilginç olmuş hakikaten
Bizim evin telefonunu dinlesinler, bol bol dedikodu dinlerler. Bizim köyün durumundan falan haberleri olur da belki el atarlar olaylara
Bizimcity süper #
Ben single yaptım beni de dinlesinler
şimdi iki olayın kahramanı aynı kişi olsa da, ikisi birbirine karıştırılmayaca kadar önemli şeyler. farklı düzlemlerde değerlendirilmeliler.
“dindar” amcamı “dincilerin” bayrak yapmasınından bu yüzden hiç hoşlanmıyorum.
Benim de vaktiyle bir yerlerde okuduğum kadarıyla o son mevzu Hasan Celal Güzel’e ait. Hatta sonunda şöyle bir yer daha vardı;
Telefonda “Abi yapma, ayıp oluyor… Biz de emir kuluyuz” deyince, ondan sonra sayıp sövme stilini değiştiriyor: “Beni dinletenin…”
Gündem sürekli değiştirilmek isteniyor.
Birilerinin işine geliyor sanırım.
Ayrıca en son anlattığınız hikaye güzelmiş.ispatlama açısından denemeye değer