“Barda”, Serdar Akar’ın son filmi. Nejat İşler başrolde. Nasıl bir başrolse artık hala çıkamamış sanırım, TV ekranlarında hala aynı halde görüyorum kendisini. Bence yönetmenin stop direktifini duymamış olabilir. Yoksa neden psikopat rolüne devam etsin ki?
Alo? Helsinki ? Psikopatlık, kavga, kaybedecek bişeyi olmamak, kaybedecek çok şeyi olmak üzerine senaryosu kopuk, sırf sondaki bi cümleyi en baştaki bir vakkaya ilmeklemek için çekilmiş bir film(gibi). Ama bu yazının asıl sebebi filmin kritiği değil, seyredeceklere bir uyarı: Filmin özellikle lise iki ve yukarısındaki gençlerde “+18miş, kesin gidelim olm” önermesi çerçevesinde uyandırdığı “acayip erotizm, pozisyon vs. göreceğiz - yihahaha” duygusunun aslında olmadığı. Zira Serdar Akar daha evvelki gibi tecavüz sahnelerinde sadece bağyanların kolunu gösteriyor, ardından da Demir Bükey çıkıyor. Çıksa Komik olurdu - mühe.
Sinema salonundan çıkarken küfür eden gençlere kulak misafiri olup dinlediklerim, anladıklarım bunlar. Öte yandan “küfür ve sövgü” konusunda ihtisas yapmak istiyorsanız hemen seyredin de diyebilirim. Bunu da teşhis ettim. Ama dikkat buyurun seyredin demedim. Diyemedim.






)


ben filmi izlemedim, türk sinemasına hep avans verdiğim için bana kızar bir çok insan amma velakin bırak avans vermeyi bilet alıp gitmeyeceğim bir film bu. hatta bana kızdılar; avrupa sineması yapınca oluyor ama işte biz yapınca böyle diyorsun, yok efendim şiddeti herkes gösteriyor da vs vs. evet şiddet içeren bir çok film var ama şimdi bana kim şunun garantisini verebilir ki üç beş “maganda” (ben kimseye maganda demem, ona göre) bir bara girse, üç beş kişi de rahatsız olsa onlara ters ters baksa ve arkasından da bu insanlar “bunlar ne baktı şimdi biz de insan değil miyiz, bak o filmde nası ağzını burnunu dağıtıyordu, bizim neyimiz eksik” dese ve olanlar olsa.
gerisi spoiler içeriyor (şu kelimeninde türkçesini bulsalar artık)
filmin sonunda bir infaz gerçekleşmiş olabilir ama cezbedici olan şey şiddettir ve şiddet burada ainfazın çık ara önüne geçmiştir. şimdi filmi izlemedin nasıl böyle atıp tutabiliyorsun diyebilirsiniz. filmi izlemem pek de önemli değil, bir an için bir adım geri atıp olaya dışardan bakarsanız ve filmin ne ile öne çıktığına dikkat ederseniz eğer ne demek istediğimi anlayabilirsiniz. benimle aynı fikir de olmayabilirsiniz ama asla tutucu bir insan olmadığımı ve türk sinemasına bir garezim olmadığını aklınızdan çıkarmayın derim. şiddeti çekmeyi bilenler çeksin, bunu beceremeyip eğer gerçekten vermek istediği bir mesajı olup da bunu veremeyen birisi bundan uzak dursun derim ben. tabi bütün bunlar naçizane fikrim ama mazisinda kurtlar vadisi yatan bir insanın şiddet konusunda nasıl bir (kendi içinde) devrime gideceği tartışılır. ve unutmadan ekleyeyim oyunculuklarla ilgili hiç bir şey demiyorum, görmediğim bir şey hakkında atıp tutamam ya.
tam bu noktada filmografisindeki gemideye bakınca da bir çok insan uyuşturucu ve benzeri şeylere özendiriyor denmişti amma velakin gemide zamanında hit olamamış sadece bilenlerin bildiği, geyik ortamlarına malzeme olan bir film olmuştu ama ben şimdi prime-time kuşağında barda’nın reklamını görebiliyorum. dediğim gibi tutucu değilim ama kardeşim azmettirici diye de bir kavram var…
Filmin konusu anladığım kadarıyla gerçek bi olaydan esinlenme. Film ekibinin katıldığı tv makinasında böyle bişey söylenmişti yanlış hatırlamıyosam..
ancak üstündeki pentegram t-shirt’üyle ve hareketleriyle koy verdi.
Nejat işler beyde bi psikopatlık durumu benimde dikkatimi çekmişti
filmi izledim.
açıkçası ilk yarı sonunda dışarı çıkmak istedim,yalnız olmadığım için yapmadım.
ancak bunun sebebi gerilim filmlerinden hoşlanmamam olabilir.
tüm gerilim filmleri “gerer” zaten beni.
evet,gerçek bir hikayeden esinlenilmiş.gösterime girdiği sırada gerçek mağdurlardan birinin röportajı yayınlandı,çok etkiledi beni.
başkentin tam göbeğinde,üstelik de bir barda değil,bir evde filmdekinden daha berbat bir durumun yaşanma ihtimali yani.
Yaşanmış bir meseleyi hikaye ediyor bu film,beyaz perdeye taşımıyor bence.yaşanmış bir olayın aktarılması Berlin adlı film gibi olabilir.nejat işler çok iyiydi.Ve diğer psikopat rolündeki oyuncular da.
mağdurlar 1-2si dışında silikti.
basitçe çekilmişti,bir zeka göremedim.
zaten filmin sonu belliydi haliyle (titanik batacaktir) bu sebepten gerilim filmi için gerçek hayattan bir durumdan esinlenilmemesini tavsiye ediyorum naçizane.
bar kısmına gelirsek;gerçekten uzak geldi bana, — — — — — spoiler — — — — — -
— — — — -spoiler — — — — — —
bir futbol sahası var barda.film ile ne kadar ilgiliydi,olmasaydı ne değişirdi,düşünüyorum..bulamıyorum.reklam filmi gibi…
bir de efes pilsen reklamı görmekten mideniz bulanabilir film boyunca.tabii siz filmi seyretmediyseniz burayı okumuyor olmanız gerekiyor
bir filmin 18 olması her zaman etkiler, zavallı küçük beyinleri. yani akla gelen gereksiz görüntüler yerine, filmin kalitesine bakılmalı. patlamış mısır yerken, mısırları yere dökmemek için gösterdiğimiz özen filan gösterilmeli. dikkat edilmeli. vs.
18 şubat tarihli radikal iki’nin en arka sayfasında aslı daldal’ın yazısındaki “şiddeti kullan-ama-ma” bölümünü tavsiye ederim.
film gerçek bi hikayeden esinlenilmiş gerçekten o hikayeyi buldum ve okudum ağlayarak..aslında insan böyle şeylerin başına gelebileceğini hiç düşünmüyor hep izliyor..ama bu filmden sonra cidden düşünmeye başladım..inşallah kimsenin başına gelmez..filme gelince..belki basit çekilmiş bir filmdi ama bence biçok gereksiz şeye yer vermektense böyle anlatmak daha iyi olmuş anlayacağınız herşeyi zaten anlıyorsunuz..olayı saptıranlara gelince..onlar zaten yorumsuz kimse bişey diyemez..böle bi filmi izleyipte etkilenmeyecek insanın psikolojisinden şüphe ederim cidden…bence efekti olmasada konusuyla ve gerçekçiliğiyle süper bi film..ve sonuda çok güzel:)))
Filmin seyirci üzerinde yarattığı etki dehşet verici. Bir gerilim filminin bu etkiyi bırakması da çok normal(zaten amaçta budur). Ben filmin konusunu gerçek bir öyküden aldığını, seyrettikten sonra öğrendim ve filmin üzerimde bıraktığı etki daha da büyüdü.Bence gerçekle olan bağlantısı filmin popüleritesini daha da çok artıracaktır (zekice bir seçim).Film sayesinde butür olayların yaşanabilme olasılığını ve tedbirli olmak gerektiğini anladım artık bazı şeyleri daha ciddiye alacağımı biliyorum.kim nederse desin film bir mesaj içeriyor(anlayana),şiddete meyilli insanın şiddeti yaratması için filme ihtiyacı yok dinlediği müzik,okuduğu şiir,babasının hakareti,annesinin tokatı,arkadaşının alayı vs herşey yeterlidir.Ayrıca o yanlış anlaşılır,bu kötü örnek olur dersek nasıl birşeyleri ifade edebiliriz.Sinemada herşey mübahtır beğenen izler beğenmeyen izlemez.BARDA’ya gelince, film mükemmel,oyunculuklar mükemmel yüreği ve midesi kaldıracak olan herkez izlesin.
şimidye kadar üzerimde en fazla etki bırakan film diyebilirm böle bişi olamaz ki bunun bide gerçek olaydan esinlendiğini düşünürsek çok yazık filmde tek beğenmediğim karakter nail en çok beğendiğim ise selim(nejat işler) değil.ÇIRAKTI bence mükemmel oynamış çocuk helal olsun mahkemede ağlaması hala gözümün önünde.
super filmdi
arldaşlar son jenerikten sonrasını izleyen varmıydı içinizde orada garip şeyler oldu sonu şöyleydi: film bittikten sonra son jenerik geçti ve filme tekrar dönüldü forma odasından kalkan bi adam nejat işlerin öldürmek için o piti piti die saydığı(siz anladınız) sırada adam kalkıp biyere doğru gitti ve film tekrar bitti noldu anlamadım anlayanınız var mı?
ben izmir bergama anadolu lisesi’nde okuyorum.1.sınıf aliağadan 1 saat 15 dk falan.össye hazırlanan bi arkadaş grubu getirdi cd yi serviste izledik okula geldiğimizde jiletleme bölümünde kalmıştık.derslerde hep aklımdaydı.bi de gerçek olduğunu düşünüyorum da felaket. 15 yaşındayım ama film +18 kendime şaşıyorum böyle bi filmi nasıl izlediğim için bayan oyuncuların yorumlarını izledim biri psikologmuş bunun artılarını görmüş 15 günde çekilmiş.o beş kişilik gruplama set arkasında göz göze bile gelmemişler film çekildikten sonra da hiç muhatap olmamışlar psikolojisine güvenen izlesin derim
ben “barda” filmini izledim ve hala onun etkisindeyim bence süper bi film yine olsa yine izlerim denilebilir ama “barda”yı izledikten sonra nejat işler’i gördükçe korkuyorum…
Nahnu bey saat kaç