“Nahnu Bey şu -god dammit- okulu bitirsin de çoluk çocuğa karışsın” adlı bir proje hazırlayıp envayi çeşit AB mali yardımı almayı düşünüyorum. Hibe gelecek yerden iki hafta sonu esirgenmez deyip iki hafta sonumu, dile kolay iki halısaha maçımı hibe ettim. Sertifikalandım. Değsin isteriz.
Sayın Kerinçsiz miydi Sayın Kerinçek miydi neydi, bıyıkları gözümü aldığı için, şu dakika soyadını anımsayamadığım gayet asabi-aktivist-sosyo-provokatif bir beyefendiamca var, televizyalarda’da görüyorum, başında onun olduğu bir proje ekibi kursam “Sınır tanımayan mali yardım höpürdeticileri“nden birisi oluruz, iddia ediyorum.
Aldığım mali yardımları çoluk çocuğa karışma çalışmalarında kullanacağım; kalanını da ramazan paketi haline getirip akademik dünyanın “Olm şu silgi tozlarını temizleyin oradan, azıcık sorumluluk alın be !” şeklinde konuşan üyelerine “Anger Management“, olmadı “Sinir Dili Programlaması“, o da olmadı “Güzel Konuşma veya Efendilik” eğitimleri eşliğinde takdim edeceğim. Zira ve şundandır ki; okul hayatıma dönemler ekleyen bir boktan ders dolayısı ile sinirler gergin gözler yaşlı, turnalara tutun da gel. “Boktan” diyorum, edepsizlikten değil efendim; dersin adı “kanalizasyon“. Bir başka “tiksinç ama hakkaten öyle” de buluşacağız, maalesef.