Monthly Archive for May, 2008

LOST SE4 Sezon Finali için alternatif sonlar

Acısı ile tatlısı ile LOST dizisi 4. sezonun finalini yaptı. Eğer bu final bölümünü seyrettiyseniz, bir de alternatif sonlara bakmak isteyebilirsiniz. Final için 3 farklı alternatif son çekilmiş.

(2)

Dot TK, Tokelau nere, Türkiye nere?

Geçen gün ilginç bir davet aldım. Dot TK‘nın Türkiye pazarına girişi ile bir toplantı için. Benim hatırladığım Dot TK, yıllar önce bu blogun alan adına da (nahnu.tk) ev sahipliği yapmış ücretsiz bir servisti. Şimdi İstanbul’da bir ofis açan Dot TK, mealen “Türkiye için .TK en şahane domain uzantısıdır, hem kısadır akılda kalır/ kafa karıştırmaz, hem de ucuzdur cebi delmez” demişler.

Pek çok sektör uzmanı, Türkiye’deki diğer yerel alan adı kayıt sistemlerinin çok bürokratik, yavaş ve karmaşık olduğunu kabul ediyor. Dot TK ile, şirketlerin herhangi bir sicil belgesi ya da vergi bilgisi sunması gerekmiyor. .TK alan adı, herkes tarafından birkaç saniyede alınabiliyor ve .COM.TR için ödenen ücretin dörtte birine mal oluyor. ”

İstanbul şubesi için iş imkanları da var bu arada: Domain Name Sales Executive (M/F) (yıllık 28000 YTL)

Dot TK’nın Türkiye hamlesinin ardından akıllara gelebilecek bir kaç soru ve cevabı ise şöyle:

Tekatış Websiteler (Single Serving Sites)

Youtubevarmi.com, You Tube açık mı sorusuna adanmış tek sayfalık bir site. “Single Serving Sites” deniliyormuş bunlara, Etrafta’dakiler “Tekatış” diye çevirmişler.

Is it Christmas?, Are We At War With Iran?, D-E-F-I-N-I-T-E-L-Y veya Is Paris In Jail Right Now? gibi çeşitli tekatış siteleri var.

Peki, Youtubevarmi.com’dan başka Türkçe tekatış sitesi biliyor musunuz?

(6)

Ben de mi dinleniyorum!?

telekulak (o) klipart: memurlar vakfi CHP’nin, Önder Sav’ın edepsizliğini gündemden düşürmek için oynadığını düşündüğüm “muntazaman dinleniyoruz!” kartı gayet akıllıca bir haraket oldu. Gündem bir anda iktidar partisinin aleyhine döndü. Siyaset işte top bir o tarafta bir bu tarafta. Dinleme iddiaları belki doğrudur, belki yalandır ben oturduğum yerden bişey diyemem. Ancak oturduğum yerden başka bir şey farkettim, ne kadar da çok dinlenen varmış!

Gazetelere göz gezdirirken bir çırpıda denk geldiklerim şunlar: Zekeriya Beyaz, Tostçu ve Fatih Altaylı ve Oray Eğin. Bakalım daha kimler dinlenildiğinden şüpheleniyormuş, merakla bekliyorum.

Ben de düşündüm şimdi, hat ne zaman kesiliyor, bip sesine benzer şeyler duyuyor muyum filan diye. Gayet sıklıkla oluyor. Evet, bunlar Avea’nın tırt bir operatör olmasının sonucu değil, birer işaretse eğer ben de dinleniyorum, büyük ihtimalle.

Dinleme, telekulak filan deyince çok uzun zaman önce okuduğum ve yarım yamalak hatırladığım bir anektodu aktarayım: Yüksek mevki sahibi bir beyabi dinlendiğinden iyice şüphelenmeye başlayınca kendince bir çözüm bulmuş, birisi ile konuşurken birden durup, “şu anda beni dinleyenlerin gelmişini geçmişini yedi sülalesini…” filan diye saydırmaya başlarmış. Bunu sık sık yapınca en sonunda bir telefon gelmiş, “Sayın filanca biz emniyetin bilmemnde biriminde çalışıyoruz. en nihayetinde verilen emri yerine getiriyoruz, çoluğumuz çocuğumuz anamız bacımız var, çok zorumuza gidiyor yapmayın etmeyin” diye. Bu anlamda saydırmak etkili bir çözüm olabilir belki :D

Önder Sav olayı

Önder Sav denen herifin -hiç te gizli mizli olmayan, gayet aleni- bir çekimde söylediklerini görmeyen kaldı mı? (meraklısına, video) 70-80 yaşlarında bir amca geliyor ve “Bir ayağımız çukurda, hacca niyetlendim” diyerek yardım istiyor. Önder Sav’da kendince dalga geçiyor, edepsizlik ediyor. Hz. Peygamber’i seven, müslümanım diyen birisinin kabul edemeyeceği laflar.

CHP’nin vatandaşlara ve vatandaşın kutsallarına karşı tavrının bu herif ile aynı yönde olduğunu düşünmüyorum, kabul etmiyorum. Sonuçta bu toprakların insanlarından oy isteyen bir partidir, ve bazı şeyler partiler üstüdür. Ama aynı şekilde bu herifi neden hala genel sekreterlik koltuğunda oturtuyorlar onu da anlamıyorum. CHP’ye hiç yakıştıramıyorum bunu.

ÇARŞI

Beşiktaş’ın 1982’de kurulan taraftar grubu ÇARŞI, kendini fesh ettiğini açıklamış. Alen Makaryan bir veda mektubu yayınlamış:

Çeşitli badirelerin, sayısız hüzünlerin ve nice sevinçlerin dışa vurumudur bu film.

Aslında bu film, bir hayatın yollara nasıl aktığının bir belgeselidir de…

Gönül isterdi ki şampiyonlukla kucaklaşılmış bir senede bacak bacak üstüne ataraktan “inanın çocuklar başardık” şarkılarını söyleyerekten ve de şöyle 32 dişimizle gülerekten bir fotoğraf karesinde olalım.
Continue reading ‘ÇARŞI’

(1)

Oylama Sistemleri

Seçimlerde kullanılabilecek çeşitli alternatif oylama sistemleri için Wikipedia Makalesi: Voting system.

(0)

Emekli Maaşları

Keşke bir düzenleme yapılsa ve emekliler maaşlarını istedikleri bankalardan alabilse. Böylelikle devlet bankasına kapağı atmış onlarca suratsız memur ve memurenin “of-puf-afra-tafra“sından kurtulurlar.

Hem belki, özel bankalar arasındaki rekabetten doğacak promosyon savaşı ile de yüzleri güler birazcık.

(6)

Ne ola ki?

Ne ola ki?, leb demeden leblebiyi anlarım diyenler için, ayrıntısından resmin bütününü yakalama oyunu. Hemen hemen hiçbirini tahmin edemedim.

(0)

Listeny

listeny logo Sevgili dostlarım Selim ve Eray, beğendikleri müzikleri ve müzisyenleri Listeny.Com üzerinden bizlere empoze etmeye çalışacaklarmış. Hem de bunu eğlenceli vblog bölümleri halinde yapacaklarmış. İlk bölüm için seçtikleri parçaları beğendim.

Görüntü geçişlerindeki fadeout/fadein yerine daha haraketli bir geçiş seçip, gizli sigara reklamlarını da kaldırırlarsa ben müptelası olmaya hazırım ;)

(0)

Christophe Huet

Christophe Huet‘in çeşitli markalar üzerine hazırladığı fotoğraf işleri. Bazılarının son halini alıncaya kadar geçtiği aşamaları da yan menüden making of‘u seçerek bakabiliyoruz.

(0)

GOOG-411

PC World’de “Google’ın patlayan servisleri” başlığı altındaki Google Voice Search ilgimi çekti. Google, gayet deneysel bir çalışma olan GVS‘den elde edilen bilgilerle şu anda GOOG-411 adında bir hizmet sunuyormuş.

goog-411 logo İşleyişi gayet basit, önce servisin ücretsiz numarasını çeviriyor, ardından bulunduğunuz yeri tarif ediyorsunuz. Sonra da bilgi almak istediğiniz sektörü söylüyorsunuz. Ve GOOG-411 size isterseniz anında isterseniz de SMS olarak bilgi veriyor. Şimdilik sadece ABD ve Kanada için kullanılabiliyormuş tabi.

(0)

Starbucks tipleleri

HolyTaco, Starbucks’da bulabileceğiniz cansıkıcı tiplerden 8 tanesini tespit etmiş. “Starbucks’ı sevmediği halde her gün gidenler” ve “Yazar olduğunu anlamanız için elinden geleni yapanlar” ilginçmiş.

(1)

Aslında bir konu var- Yasemin Mori

Aslında bir konu var, Yasemin Mori [via].

Yani neymiş, FriendFeed bazen güzel klipler bulmanızı da sağlıyormuş.

JCI Girişimcilik Akademisi (Bilgi Ekonomisi) 2. gün izlenimlerim

JCI Girişimcilik Akademisi 2. gün etkinliklerinden IT Ekonomisi Farklı Yaklaşımları ve Uygulamaları Eğitimine katılacağımı söylemiştim. Dün oradaydım ve baştan söyleyeyim çok verimli geçti. İlk gün izlenimlerine dair ne varsa, EBİ İş Geliştirme Müdürü Zafer Babür enfes sunumu ile sildi attı, yerini büyük bir memnuniyete bıraktı.

Bu kısa süreli eğitim, Wikinomics diye başlayıp sosyal ağlardaki iş fırsatlarına, oradan da bloglara kadar uzanan bir çizgi üzerine oldu. Şahsen, 6-7 senedir blogküreyi takip eden birisi olarak, blogküre hakkındaki araştırmaları ve geleceği ile ilgili öngörüleri kaçırmamaya çalışıyorum. Açık konuşayım, bu konunun geneli hakkında son zamanlarda gördüğüm en güzel sunumdu. Zafer Bey’i ve kendisini davet eden JCI Eskişehir‘i tebrik ediyorum.

Öncelikle “Blog nedir bi bakalım? Önce toz ve gaz bulutları vardı, sonra web ile log kelimeleri brden birleşti…” gibi geyiklerinin pas geçilmesi ve daha çok bir mecra olarak internetin (özelde sosyal ağlar ve blogların) getirdiği felsefe ve yol açtığı fırsatların anlatılması beni çok memnun etti.

Entre paranthese bir şey daha; konuşmacının bir blogger olarak, bir sosyal ağ kullanıcısı olarak kendi deneyimlerini ve birikimini aktarması, öte yandan bir iş geliştirici ve bir işveren bakışı ile bu mecralardan beklentilerini paylaşması çok tamamlayıcı oldu. Bu anlamda da memnun kaldım.

Bununla beraber Zafer Bey’in, IT Ekonomisi üzerine eğitim almaya geldiği halde wiki’den, blog’dan bihaber bir kitleye konuşmaktan haliyle biraz sıkıldığını farkettim. Keşke Blog Konferansı gibi bir etkinlikte daha geniş bir zaman diliminde, daha heyecanlı ve daha interaktif bir toplulukla buluşsaydı, süper olurdu. Kendisi ile bunu paylaştığımda öğrendim; zaten Blog Konferansı için davet almış, ancak katılamamış.

JCI Girişimcilik Akademisi’nin son gün programında ilgimi çeken başka eğitim olmadığı için, bu maceranın sonu diyorum.

Not: Zafer Bey sunumunu paylaşıma açınca haberdar edeceğini söyledi, adresi öğrenince ben de buradan paylaşacağım. Eminim istifade edeceksiniz.