Monthly Archive for April, 2008

Tak­sim Mey­dan Muharebesi?

Her sene aynı tan­tana olu­yor, 1 Mayıs için Tak­sim Mey­danı yine yasak. Vali Güler bunun sebe­bini yasa­dışı örgüt­le­rin eylem yapa­cağı konu­sun­daki istih­ba­rata dayan­dır­mış. Bir de Tak­sim Meydanı’nın gös­teri ve miting için ayrıl­mış alan­lar­dan olma­dı­ğına değinmiş.

Bu konu­daki naci­zane kana­atim “ver kur­tul“dur benim. Yani şu işi tat­lı­lıkla çözmek müm­kün­ken, “ver­me­ye­ce­ğiz asla­nım, akıllı olun/ izin iste­me­dik ki zaten, her türlü ora­da­yız” şeklide bir rest­leşme ne olu­yor aklım almı­yor, koca koca adam­lara yakıştıramıyorum.

Tak­sim Meydanı’ndan bir kere geç­tim, o da koşa koşa. Net hatır­la­mı­yo­rum bile. Ama (her­hangi) bir miting ala­nı­nın güven­li­ğini sağ­la­ya­ma­ya­cak dev­let ola­bi­lir mi? Ya hu aç mey­danı işçi­lere, al güven­lik önlem­le­rini. Yap­sın mil­let mitin­gini, gös­te­ri­sini. Yılda bir kere olan bir şey. Bit­sin bu gerginlik.

Kar­şın­daki “Bize göre Taksim’de 1 Mayıs’ı yap­ma­mı­zın önünde hiç­bir engel yok­tur” diye abuk bir kış­kır­tı­cı­lık yapar­ken, hukü­me­tin başı­nın ayak-baş muhab­beti yap­ma­sı­nın ne fay­dası var? Şimdi gös­teri yasağı koyul­muş ya, kimse gir­me­yecek di mi Tak­sim Meydanı’na? Had­dini bil­dir­mek başka bir şey, “ayar vere­yim der­dinde olmak” başka bişey.

Baş­ba­kan şu “altta kal­ma­ya­yım, dur lafı gedi­ğine koya­yım” psi­ko­lo­jisi yerine, yine ken­di­si­nin dil­len­dir­diği “Tür­kiye kaza­na­caksa ben kay­bet­meye hazı­rım” söy­le­mi­nin peşin­den git­meli bence. R. Tay­yip Erdo­ğan’ı bil­mem de, Baş­ba­kan­lık maka­mına yakı­şan odur.

23 gün kal­mış, umu­dum yok ama bir orta yol bulu­nur inşallah.

diğer şeyler

GASTE

Yal­nızca ikti­dara ya da muha­le­fete değil, gün­lük hayatta rahat­sız oldu­ğu­muz her­şeye muha­lif” olmak için yeni bir mizah der­gisi çıkmış GASTE [via]. Ken­di­sini “Haf­ta­lık Yarı Resmi Gaste” ola­rak tanım­la­yan der­gi­nin site­sinde der­gi­deki çeşitli karak­ter­ler var.

(0)

Balon­lara tutunmak

Geçen­lerde Ade­lir Anto­nio de Carli adında bir rahi­bin, içi hel­yumla dolu yüz­lerce balonla gök­yü­zünde gez­mek ister­ken kay­bol­du­ğunu duy­muş­tum. Brezilya’da vuku bulan bu hadise son­ra­sında, balon­lar bulun­muş ama rahip­ten haber alı­na­ma­mıştı.

Ben haberi ilk duy­du­ğumda, ken­dimi yüz­lerce balonla gök­yü­zünde yal­nız his­set­tim bir an için. Deh­şet verici. Vakti zama­nında THK’nın para­şütle atlama eği­tim­le­rine katıl­maya niyet­len­miş, niyet­len­dik­ten 3 dakika filan sonra da vaz­geç­miş­tim. Esa­sında yük­sek­ten kork­mu­yo­rum, ama aya­ğım yere bas­sın isti­yo­rum galiba.

balonla uçuş denemeleri

Bu arada, Bre­zil­yalı bu din ada­mı­nın yap­tığı fan­tas­tik eylemi dene­yen baş­ka­ları da varmış.

Özkan Şahin ve Ali Abaday

RSS takip lis­te­nizde yer açın, bu bay­lar Futu­ris­tika mut­fa­ğın­dan, Özkan Şahin (Çelişki Kral­lığı) ve Ali Aba­day (Düşüm­le­me­ler).

(0)

Blog Ödül­leri Akşam’da

Akşam Gazetesi’nin Cumar­tesi ekinde 2008 Blog Ödül­leri ile ilgili bir yazı çıkmış.

(0)

WordP­ress 2.5.1 çıkmış

WordP­ress 2.5.1 çıkmış, oto­ma­tik gün­cel­leme yap­tım. Bu arada side­bar ken­dini yok etti sanı­rım. Yeni K2’yi yük­le­dim. Bece­re­bi­lir­sem yarın bir iki şey yapı­cam üzerinde. Neyse, sabah ola hayrola.

(1)

Ben­ja­min Linus: “Türkçe bili­yor musunuz?”(Lost S04E09)

Ben­ja­min Linus soru­yor: “Türkçe bili­yor musu­nuz?” (Lost S04E09) [via].

Bu arada geçen hafta Saw­yer da Türkiye’deydi, onu da not düşe­lim :P .

(10)


5 sayfa