Ferruh’ta gördüm, sitelere bloglara namaz vakti şeysi. WordPress için eklenti olarak da sunacaklarmış yakında.
Monthly Archive for November, 2007
Page 2 of 4
Arkadaşımın birisi arkadaşlık sitesi kurmuş. Bunun için hazır bir script mi kullanıyorlar ne yapıyorlar bilmiyorum.
Bildiğiniz arkadaşlık sitelerinden hiç bir farkı yok. Bunu kötü manada söylüyorum. Hiç bir farkı yok yani. Bu sitenin garipliği, belki de garibanlığı, henüz açıldığı için pek fazla üyesi olmaması. Arkadaşımda ne yapsın, hayali üyeler ile dolduruyor sitesini. Çoğunluğu bayan olarak kurguladığı bu hayali kullanıcı hesapları için gereken fotoğrafları ise elindeki arşivinden koyuyormuş. Ne arşivi diye soramadım. Ama son üye olanlara bakınca hemen anladım. Site değil sanki Norveç bayan milli takımı, hepsi cıbıl hepsi sarı. O derece. Ancak edindiğim intibaya göre, ya da insider bilgi diyeyim, sitedeki hemen hemen herkes erkek. Hehe, sürtünmeden alev çıkacak. Gelişmelerden haberdar edeceğim. Nasıl bir gelişme bekliyorsak artık.
Çok samimi olmadığınız birisi sizi facebook’ta ekleyince sanki aranızda bi samimiyet doğması gerekiyor. Ya da bana öyle geliyor. Kantinde en çok kullanılan kelimeler “ekleme, ekledi, ekleyemedi, ekli”. Ders notlarının tıpkıbasımını aldığım herkes beni arkadaş listesine ekleyince sanırım birinci olucam. Neyin birincisi olacaksam artık.
Bazı arkadaşlarımla seyrek görüşünce onları özlediğimi hissettim. Fazla görüşünce de kafa atasım geliyor kendilerine. Ortasını bulamamak, her mesele de tek derdimiz bu. İfrat ve tefrit.
Size ayrılan sürenin sonuna geldim. Hadi hayırlı traşlar.
Human Calendar diye bir şey yapmışlar. Her güne bir insan, bir insan bir lisan, bir Türk dünyaya bedel.
30 Kasım doğduğum tarih, bir bakayım kime denk geliyor dedim. Sakallı şapkalı bi tipe denk geldi. Vay anasını. İzninizle hep kullandığım ama anlamını bilmediğim bir vecizeyi paylaşmak istiyorum: “Zaten bizde şans olsaydı anamızdan kız doğardık.”. Aslında şükretmek lazım, 25’indeki az saçlıya da denk gelebilirdi.
Böyle bir takvim yapıp arkadaşlarımızın fotolarını koyabiliriz belki, bir gün. Aynı gün doğanlardan da en sevdiğimizi seçeriz. Zaten Facebook Türkiye’den bağlananların arkadaş sayısını sınırlamış, en fazla 365 arkadaş seçebiliyorsunuz artık.
Bu Human Calendar’ı yapan Craig Giffen daha evvel Human Clock’u da yapmış.
Nil karaibrahimgil’in Danette 2’lim için hazırladığı reklama denk geldikçe trans haline geçiyorum. Yaptığım araştırmalara göre dört beş arkadaşım daha bu trans haline geçiyorlarmış. Tv’nin sesini sonuna kadar açıp, öylece bakakalıyorlarmış. Sanırım reklamdaki “nım nım nım“da gizli bir güç var. “Nım nım nım”
Bir kısım medya’nın balıklama atladığı bir haber gündemdeydi: Kız lisesindeki namaz baskısı. Manşetlerde yer alan bu haberin aslı (Namaz baskısı hiç olmadı bölümümüzü sevmiyorduk) ve tepkiler (Yalan haberler yargıya taşınıyor).
Google sonuçları da çok ilginç, hep beraber arayalım “Kız lisesinde namaz baskısı”.
Acaba başımızda dini hassasiyetlerini açıkça deklare eden bir iktidar partisi olmasaydı, yine de bu asparagas irtica haberlerine rağbet edilir miydi? Başka sorum yok sayın hakim.

Yazarımızın yazısı elimize ulaşmadığından dolayı yayınlayamıyoruz.
Şüphesiz kendisi şu dakikalarda nişanlısı ile AVMlerde fink atıyor, beyazeşya ve mobilya katalogları arasında kayboluyor.
Yeni bir gazete çıktı, Taraf isimli. Medyadan takip edenler biliyor zaten, gazete Ahmet Altan ve Alev Er yönetmenliğinde çıkıyor. Hayırlı uğurlu olsun.
Hem kadrosunda saydığımız, sevdiğimiz bi arkadaşımızın olması hem de ilk sayı olması sebebiyle bir tane aldım.
İlk izlenim olarak çok kalın bir gazete, sanırım memleketin en kalın gazetesi. Gerek fiyat olarak, gerek gramaj olarak kalın. Kağıdının gramajını düşürürlerse belki fiyatı da ucuzlar gazetenin. Zira Taraf’ı, 1 liralık fiyatıyla, günlük gazete olarak alabilecek bir aile bilmiyorum çevremde. Ayrıca logo daha güzel olabilirmiş sanki. Oray Eğin’in uyarısı ile mi bilmiyorum, kırmızı olan logosunu önce mavi sonra da yeşil olarak sundular, mavide kalsalar iyiydi bence. Bu yeşili pek sevmedim.
20 sayfa çıkan Taraf’ta güzel bir iki bölüm var, umarım devam ettirirler. Daha önce Zaman Turkuaz’da Ali Ural’ın yaptığına benzettiğim, haberlerden öykü çıkaran bir köşesi var Taraf’ın, 3.sayfa adında. Son sayfada 3. sayfa adında bir köşe olması garip tabi. Sonra 20soru başlığında ünlülere soru soracak bir köşesi, Sivilay Abla adında, hayatta sadece tek bir fotoğrafı olan bir dert dinleyeni var.
Gazetenin iç ve dış haber politikası ve köşe yazarları hakkında yorum yapmak için henüz erken. Haberlere farklı bir bakış açısı, izlenimler, analizler, ufuk açan yeni veya revize edilmiş fikirler, toplumun basiretine ve ferasetine katkı yapacak düşünceler sunacaklar heralde. Yoksa Can Dündar Bey’in program tanıtımı gibi sorarım, Neden? Bunlar olamayacaksa yeni bir gazeteye ihtiyaç neden?
Gazete hakkındaki ilk izlenimlerim bunlar.



