Vakti zamanında aikido‘ya kendini vakfeden, adayan bir arkadaş edinmiştim.
Sürekli aikidonun bir savunma sporundan çok bir yaşam felsefesi olduğunu söylerdi.
Garipliğinin yanında geyik bir kişiliği de olduğundan, mesela bir odaya girdiğimizde hemen içeride gördüğü eşyalarla kendisini nasıl savunabileceğini iddia ederdi. “Şu sopayı kılıç gibi, şu kitabı kalkan gibi, şu rotringi hançer gibi kullanırım” filan.
İşte bugün, StumbleUpon‘da gezerken bana o arkadaşımın sözlerini hatırlatan bir yazıya denk geldim: “Self-defence with a Walking-stick: The Different Methods of Defending Oneself with a Walking-Stick or Umbrella when Attacked under Unequal Conditions”. Yani ne diyor: “Elindeki bir bastonla veya şemsiyenin sapıyla karşındakinin kaşını gözünü yarma ya da pekmezini akıtma teknikleri”.
12 farklı tekniği resimlerle anlatıyorlar. Belki günün birinde işinize yarar
Bu yazının anımsattığı bir diğer şey ise, başrollerinde pek sevdiğimiz oyuncu sevgili Uma Thurman ve sevgili Ralph Fiennes’in rol aldığı The Avengers adlı film. Filmde Ralph Fiennes’in baston ve şemsiye ile yaptığı atraksiyonları unutmak ne mümkün.
Gerçi film alabildiğine atraksiyon içeriyordu, bir o kadar da absürdlük.
Hürriyet Gazetesi güzel bir kampanya başlatmış. Gazetenin 1948’den bu yana olan arşivinden herhangi bir günü spariş ettiğinizde, o günkü gazetenin ilk saydasını, gazete kağıdına basarak size gönderiyorlar: Hürriyet Arşivinden.
Gününü seçtiğiniz gazetenin ilk sayfasını 4 farklı şekilde (karton rulo, prestij kutu, iki farklı çerçeve şeklinde) sipariş etmeniz mümkün. Sevdiklerinize doğum günü hediyesi olarak verilebilecek ideal bir hediye.
Gazete tarihinde öne çıkan önemli günleri de ayrı bir sayfada tolamışlar.
Hepinizin yapacağı gibi hemen gidip doğduğum gün neler olmuş diye, 30 Kasım 1982 yılına baktım, hemen yandaki resim. Kayda değer bir gelişme yok Göreceğiniz üzere, o zaman da işsizlik almış başını gitmiş, o zaman da birileri konuşursa ortalık karışacakmış, o zaman da insanlık dramları var ve elbette -her zaman olduğu gibi- o zaman da “gerçekten kazandıran” bankalar var
Gerçi şöyle bir düşününce benim o gün doğmam başlıbaşına bir haber zaten, değilse nedir
Hayatımda okuduğum en salak-saçma Güzin Abla hikayesi. Okur rolündeki kişi hikayesini alışıldık sonuçlar yerine sayko-melankonik bir tramvaya bağlıyor. Giriş kısmından sonra gelişecek ve nihayete erecek senaryoyu tahmin etme ihtimaliniz bir bölü pi üzeri ikiyüz yetmiş beş üç!
Ben 25 yaşında bir kızım. Geçen sene internetten bir gençle tanıştım. Bu genç benden 4 yaş küçük olduğu için ben onu kardeşim gibi görüyordum. O da bana hep “abla” diyordu. Oysa o farklı şeyler düşünüyormuş bunu sonra anladım… (devamını da oku)
Güzin Abla bu hikayeyi “Ah işte yine internet!.. Yine internette başlayan ve hüsranla biten, beklenmedik sonuçlara ulaşıp kalp kıran bir macera…” spotü ile vermiş. O da ayrı bir güzellik tabi.
Baykal İstifa Et adlı sitede, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Deniz Baykal istifaya davet ediliyor. Çeşitli sebeplerle istifa etmesi gerektiği ifade edilirken kullanılan başlık “YETERCHP’Yİ ERİTME !!!”, kullanılan görsel ise aşağıda:
Bize tanıdık gelen bu görselin orjinali Kaan Sezyum‘un Splash arşivindeki işlerden birisi, buyrun, aha, bakınız aşağıda: “Baykal eriyor”:
Kaynak belirtilmediği varken, bir de “www.sezyum.com” ibaresi silinmiş. Çok ayıpladım.
Not: Bu yazıyı evvela “internet haberin büyük ayıbı” olarak yayınlamıştım. ama sonradan diğer haber sitelerinin de bu görseli kulladığını gördüm. yazıyı düzenleyip tekrar yayınladım. “Şimdi yakaladım senü internet medyası” heyecanı ile yaşanan bu andavallık için hakkaten özür dilerim.
Resimde Fotoğrafta astronot Dale A. Gardner 14 Kasım 1984’deki uzay yürüyüşünde görülüyor, emekliye ayrılan iki uydu, Palapa B-2 ve Westar 6 için havaya kaldırdığı “satılıktır” ilanı ile.
Yüze yakın yabancı dili öğrenmek için bir dizin hazırlamışlar: Free Online Language Courses. Tek kötü tarafı şu ki, diğer dilleri öğrenmeniz için bazen ingilizce bilmeniz gerekiyor (bazı siteler için fransızca, almanca vs. gerekebiliyor). Ufak çapta bir paradoks sanki, hani şu bilmediğimiz kelimeleri yine bilmediğimiz kelimelerle açıklayan ingilizceden ingilizceye sözlükler gibi
Bloglama, yani güzel bloglar için özel olarak tasarlanmış reklam şebekesi nihayet açıldı. Yalnızca blog reklamcılığı ile ilgilenen Bloglama, Türkiye’nin reklamverenler ile blogları buluşturan ilk platformdur.
Artık blog yazarak para kazanmak bir şehir efsanesi değil. Bunun bir çok örneğini görüyoruz, duyuyoruz. Türkiye’de de benzer deneme girişimleri oldu ya da hepimiz daha global çözümleri denedik. Ancak elimize geçenler ile gördük ki bizimle paylaşılan pastanın “œgerçekten” çok küçük bir bölümü. Hatta birçokları, dağılımın nasıl yaptığını bile paylaşmadı.
Artık biz blog yazarlarının bloglarından para kazanmasının, reklam verenlerin yeni haber kaynağı olarak hızla yayılan blogları birer reklam mecrası olarak keşfetmesinin zamanı geldi.
Konusunda uzmanlaşmış, takip edilen, beğenilen, sık güncellenen güzel blogları da reklam şebekemize katarak reklamveren ile blog yazarı arasında bir bağ oluşturup, reklamvereni kapı kapı gezmekten kurtarıp, blog yazarlarına yeni kazanç kapısı açmayı hedefledik.
Bloglama’da, reklamveren olup hedef kitlenize ulaşmak veya yayıncı olup blog yazarken para kazanmak için bir kaç fare hareketi ve tıklaması yeterli. Mutlu olmak için hemen, şimdi katılın ve güzel bloglar şebekesin’de yerinizi alın.
Blogunuza reklam almayı düşünüyorsanız, veya hedef kitlenize ulaşmak için bloglara reklam vermeyi düşünüyorsanız bu şebeke sizi ilgilendiriyor. “Bloglama.com” üzerinden faaliyet gösterecek sisteme kayıt olmak sadece 3-5 dakikanızı alacak.
Dün MSN’den “Derin denizlerin canavarları“nı gösterdiğim bir arkadaşım “Ecayip heyvanlara benziyirler” dedi. Ne zamandır aklımdaydı da koymamıştım buraya, bir türkü vard. O deyince aklıma geldi bi anda.
Biliyorsunuz Hüseyin Turan, Azeri sanatçılar Elshen-Aqshin’in “ecayip heyvanlara benziyirsen” adlı parçasını koymuş albümüne, bir de klip çekmiş, zaten biliyorsunuzdur, dönüyor tv’de:
“Dr. Grammar - Frequently Asked Questions” adlı sitede İngilizcede çok karıştırılan kullanımlara ilişkin kısa ve faydalı bilgiler veriliyor. Dil bilgisi üzerine, tam arşivlik bir çalışma. Bazı başlıklar şöyle: “OK — Word origin?”, “Why is ‘I’ capitalized?”, “Done or finished?” , “Licence or License?”.
Bütün açıklamalar tek sayfada verildiği için, bir çıktısını alıp çalışmanız daha mantıklı. İngilizce meraklılarının çok işine yarayacağını düşünüyorum.
“Yorumsuz” diyeceğim ama dayanamıyorum. Şüphesiz ki iflah olmaz bir HaberTürk hayranıyım. Bu nasıl bir intikam almaktır şarkıcı kadından, valla şeytanın aklına gelmez:
Kendisini sevgilisiyle görüntüleyen gazetecilere kızan Hande Yener parmak hareketi yaptı. Yener’in terbiyesiz hareketi hakkında yorum yapmaya zaten gerek yok ama fotoğrafı görenlerin dikkatini çeken bir başka unsur daha var. Hande Yener’in orta parmağı bir hayli uzun. (habertürk)
Hala halledilemeyen bir mevzu seçim zamanı parmaklara sürülen ve bir türlü çıkmayanboyalar. Her yıl hakkında onlarca yazı yazılan bir konu. “Yok milyonlarca YTL zarara giriyoruz, paracıklarımız Hindistan’a gidiyor, parmaklarımız günlerce boyalı kalıyor” filan. Ama hala çare bulunamadı.
Etkili karışım formülü: Limon suyu, yarım çay kaşığı tuz ve 4-5 damla sirkeyle karıştırılıp 30 dakika bekletilecek. Ardından bir süre zeytinyağında bekletilmiş parmak, karışıma sokulduktan sonra yıkanacak!
Kenan Evren formülü: Kenan Evren’in uyguladığı bu yöntemde seçime gitmeden önce parmağınıza vazalin ya da krem sürüyorsunuz. Parmağınız boyandıktan sonra yıkayınca ya da silince hemen çıkıyor.
Aseton formülü: Seçimden hemen sonra asetonlu pamukla boyayı dikkatlice sildiğinizde başarı elde ediyorsunuz.
Kolonyalı mendil formülü: Seçimden çıkar çıkmaz boya kurumadan elinizi kolonlayı mendille sildiğinizde boya parmağınızdan çıkabiliyor.
kaynak: sabah gazetesi
Şahsen zaten köpek hayvanının her türlüsünden tırsan bir insan olarak, yolda bir pitbull görünce yolumu değiştiriyorum. O derece. Hele hele ilkokul çocukları görüyorum bazen elinde tasması pitbull’u gezdiriyor. Hafizanallah elinden bi kaçırsa on kişiyi hastanelik eder beş dakikada. Öyle pis bi mahlukat bu pitbull işte. Pitbull şerefsizi.