Monthly Archive for March, 2006

Kûsuf (Güneş Tutulması) Namazı

“Göz kamaştığı, ayın tutulduğu ve güneş ve ayın bir araya getirildiği zaman! İşte o gün insan kaçacak yer nerede der?” (75/7-10)

Şimdi Giresun’da olup da güneş tutulmasının memleketten çıkışını seyretmek, belki daha doğrusu ile “ayın gölgesini” uğurlamak vardı. Ama vize haftasında olunca insan ender yakaladığı bu güzelliği kaçırabiliyor.

öte yandan ender yakalanan bir başka güzellik daha var bu vesile ile, ilgilisine duyurulur; Küs?mazı;

Güneş tutulduğu zaman ezansız ve kâmetsiz olarak cemaatle iki rek’at namaz kılınır. Ve her rek’atta imam fazla miktarda kırâette bulunur. Bu kırâeti İmam A’zam’a göre gizlice, İmameyn’e göre ise cehren yapar. Namazdan sonra da güneş açılıncaya kadar kıbleye doğru ayakta ve insanlara karşı oturarak dua eder. Cemaat de bu duaya âmin derler. Küsuf namazından sonra hutbe okunmaz. Cemaatle kıldıracak kimse yoksa herkes tek başına da kılabilir. [via] [ilmihal detayları]

Son olarak yeni duyduğum bir şey, bir insanevladı doğumundan itibaren yerini yurdunu hiç terketmez ise, ömr-ü hayatında bir kere, bir şekilde denk geliyormuş bu olaya. çok ilgincime gitti, yov.

Galatasaray Başkanını Seçti

fotoğraf@milliyet gazetesi

Ali Sami Yen projesini bazı tasarruflarla birlikte 55 milyon dolara gerçekleştireceğiz. Stat yapımı 28 ayda bitecek. Galatasaray, 100. yılına süper bir statla girecek. 10 yıl sonra 300 milyon dolarlık bütçe oluşturacağız. 10 yılda 7 lig ve bir Şampiyonlar Ligi ile 3 Avrupa şampiyonluğunu kazanacağız. 10 yıl boyunca her yıl Şampiyonlar Ligi’nde en az son 8 takım arasında yer alacağız. Dünya çapında en az 3 yıldız bulundurarak dünya ve Avrupa basınının ilgisini devamlı üzerimizde bulunduracağız. G.Saraylıların gönlündeki teknik heyeti takımın başına getireceğiz. Mali ve idari yapımızı güçlendireceğiz. ödeme ahlakına sahip bir anlayış getireceğiz. 26 milyon dolarlık kısa vadeli borçlarımızı hemen kapatacağız. İki yıl sonra kimsenin borçlardan bahsetmediği, sadece sportif başarılarıyla gündeme gelen bir kulüp olacağız. 2004’te yürürlüğe girecek olan UEFA kriterlerine uygun bir kulüp yapısı kuracağız. G.Saraylıyım diyen herkes ile iletişim kuracağız. G.Saray televizyon kanalını hayata geçireceğiz.’

- özhan Canaydın, 23 Mart 2002.

ve özhan Başkan’ın Şeçim Sonrası Konuşması:

Audio clip: Adobe Flash Player (version 9 or above) is required to play this audio clip. Download the latest version here. You also need to have JavaScript enabled in your browser.

“Haftanın Blogu” falan

Memleketin İlk Türkçe Blog dizini olan Bloglar Alemi, Haftanın Blogu köşesine bu hafta Nahnu.Org’u almış: [Haftanın Weblogu Falan…].

Daha önce burada tanıtılan bloglar sırası ile; Devletşah (Devlet Gibi!) , Altı üstü Tasarım: (Türkçe Blogların Ortak Noktası), Portakal Ağacı (En Popüler Türkçe Blog) olmuştu.

Haftanın Blogu” falan diyorlar ama bakmayın siz, bir iki hafta duruyor orada, hehe. Bloglar Alemi‘ne bu güzellikten dolayı teşekkür ederiz.

KPSS başvuru tarihleri / Lise – önlisans Mezunları için

Amme hizmeti :

Ortaöğretim (LİSE) ve önlisans mezunları ile bu öğrenim düzeylerinden mezun olabilecekler için 2006 Kamu Personel Seçme Sınavı/2 17 Eylül 2006 tarihinde öSYM Sınav Merkezlerinde tek oturumda yapılacaktır. Bu sınava başvurular 22 Mayıs-28 Haziran 2006 tarihleri arasında alınacaktır.

03.05.2002 tarih ve 24744 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmış olan “Kamu Görevlerine ilk Defa Atanacaklar için Yapılacak Sınavlar Hakkında Genel Yönetmelik” hükümleri uyarınca ortaöğretim ve önlisans mezunları ile bu öğrenim düzeylerinden mezun olabilecekler için 2006 Kamu Personel Seçme Sınavı/2 (2006-KPSS/2) 17 Eylül 2006 tarihinde öSYM Sınav Merkezlerinde (81 il merkezi, 69 ilçe merkezi ve Lefkoşa’da) tek oturumda yapılacaktır. Bu sınava başvurular 22 Mayıs-28 Haziran 2006 tarihleri arasında alınacaktır.

2006-KPSS/2 başvuruları için öSYM sınav merkezi yöneticilikleri, öSYM büroları ve belirli ortaöğretim kurumları (lise ve dengi okullar) Başvuru Merkezi olarak görev yapacaktır. 2006-KPSS/2 başvurularının yapılacağı Başvuru Merkezlerinin tam listesi öSYM’nin internet sitesinde yayımlanmaktadır.

2006-KPSS/2’ye başvurmak isteyen adaylar 22 Mayıs-26 Haziran 2006 tarihleri arasında KPSS Başvuru Merkezlerinden birine başvurarak 2,00 YTL karşılığında 2006-KPSS/2 Kılavuzunu satın alacaklardır.

2006-KPSS/2 Kılavuzunun satın alınmasından sonraki işlemler, “eski” ve “yeni” adaylar için aşağıda açıklanan biçimde sürdürülecektir.

  • 2004 yılında yapılan KPSS’ye ortaöğretim ve önlisans düzeyinde girmiş olanlardan 2006-KPSS/2’ye de aynı düzeyde girmek isteyen adaylar (“eski” adaylar), Kılavuzu satın aldıktan sonra, 22 Mayıs-26 Haziran 2006 tarihleri arasında Kılavuzun 18. sayfasında yer alan banka şubelerinden birine giderek sınav ücretini (35,00 YTL) yatıracaklar ve sınav ücretini yatırdıktan en az iki iş günü sonra, 24 Mayıs-28 Haziran 2006 tarihleri arasında internet aracılığıyla başvuru işlemlerini bizzat kendileri yapacaklardır.
  • 2004 yılında yapılan KPSS’ye hiç girmemiş ya da ortaöğretim düzeyinde girmiş şimdi önlisans düzeyinde girmek isteyen adaylar (“yeni” adaylar) Kılavuzu satın aldıkları başvuru merkezinden randevu alacaklar ve 22 Mayıs- 26 Haziran 2006 tarihleri arasında Kılavuzun arka sayfasında yer alan banka şubelerinden birine giderek sınav ücretini (35,00 YTL) yatıracaklardır. Yeni adaylar sınav ücretini yatırdıktan en az iki iş günü sonra 24 Mayıs-28 Haziran 2006 tarihleri arasında randevu aldıkları başvuru merkezine Kılavuzda belirtilen belgelerle birlikte gidecekler ve başvuru hizmet ücreti olarak 3,00 YTL ödeyeceklerdir.
  • 2006-KPSS/2 Kılavuzunda, ayrıca 2004-KPSS ve 2006-KPSS/2 sonuçlarının normal, özürlü, eski hükümlü işçi alımında da kullanılacağına ilişkin Türkiye İş Kurumunun (İŞKUR) bir duyurusu bulunmaktadır.

    Kaynak: öSYM

    Erken Seçim

    Gündeme dair bir meseleye parmak basmak istiyorum, erken seçime yani. Herkesten hatta HaberTürk‘ten de evvel ben vereyim bu haberi. Başbakan ne kadar itiraz ederse etsin, yalanlarsa yalanlasın seçimler erken yapılacak. Hesaplamalarıma göre 5 gün falan. Güneş tutulması ile alakalı bir mevzuu. Tam olarak açıklayamam şimdi. İşim var gücüm var. Lord of the rings kalın.

    İzmir’in Azizleri

    Zaman’daki bir köşe yazısı ilgimi çekti, İzmir’de bir Şehrin Azizleri hadisesi yaşanıyormuş, sanki;

    […] Başrollerini Willem Dafoe, Sean Patrick Flanery ve Norman Reedus’un paylaştıkları 1999 yapımı Şehrin Azizleri filmini hatırlayacaksınız. Mafyanın şehri ele geçirdiğini düşünen iki dindar Hıristiyan genç, bunlarla mücadeleye girerler. Ve kendi kurallarıyla mafyaya ceza keser, buldukları bütün mafya üyelerini öldürürler. Bu iki gencin kuralları hiç de yasalara uygun değildir. Ancak şehirde yaşayanlar bunları birer kahraman gibi, hatta aziz gibi görmeye başlarlar. Devletin suç işleyenleri yeterince cezalandırmadığını düşünen halk için bunlar, büyük birer kahraman olmuşlardır. Continue reading ‘İzmir’in Azizleri’

    Bay Portakal

    bay portakalın başına gelenler

    Bay Portakalın ibret dolu hikayesi için resme tıklayın.

    Bloglama, bir blog’zine denemesi

    Bloglama {bir blog’zine denemesi} en nihayetinde açıldı. Epeydir üzerinde çalışmaya çalıştığımız, kafa yorduğumuz, ama yılan hikayesi olan bir türlü ilk sayısı çıkmayan bir blog dergisi, magazini, bir blog’zine denemesi. Ben birazcık ve kısaca hikayesinden bahsedeyim bloglama’nın da, tam olsun.

    bloglama

    Yersen yoğurt, içersen ayran

    Her ne kadar Bloglama.Com alan adını 2004’ün sonlarında almış olsak ta, böylesi bir blog magazini/ blog fanzini/ blog dergisi fikri 2005 yılının haziranında Sarıyer’in arkalarında pek güzide blogculardan bazıları ile yaptığımız bir mangal ziyafeti sırasında çıktı. çıkış fikri olarak: “bloglarda denk geldiğimiz güzel yazıları, yazısını alacağımız blogların tasarımına, bilinilirliğine filan bakmadan bir araya getirmek, bunları bir site aracılığı ile ve hatta bir PDF dergi halinde paylaşıma sunmak” olarak belirlemiştik aşağı yukarı. Sonraları bunu söyleşiler ile, ufak tefek araçların/servislerin tanıtımları ile, ve başka atraksiyonlarla desteklemeyi düşündük. Son hali de bu düşünce ile şekillendi zaten. filan.

    Bu buçuk senede çıkan ilk sayı

    Sonra “şu oldu bu oldu” gecikti biraz. Hehe, ben “şu oldu bu oldu” diyorum ama anlayan anlıyor ne demek istediğimi. Hiç bişey olmadıysa da , “bu hafta içi açıyoruz” cümlesi duyanlarda istemdışı gülüşmelere sebep oldu bir süre sonra. Ama bakın söz verdiğimiz gibi, “bu hafta içi” açıldı işte, yaaa…

    Şimdi…

    Bloglama’da çeşitli blog yazarlarıyla konuşmalar, bloglardan seçme yazılar, incelemeler, havadisler var. Bundan sonra daha neler olabilir, bunlar sizin katkılarınız neticesinde olacak. Bir fikri olup ta paylaşmayana saniyesinde küsüyoruz, bunu biliniz. Gelecek sayılar için yapacağınız katkıları tartışmak için bir mail adresimiz var patron [at} nahnu [nokta} org şeklinde, her daim açık.

    Ve özel teşekkürler…

    Son olarak bu ilk sayıda bir şekilde emeği geçenleri tek tek ve ismen saymak istiyorum müsadenizle; Pagan, Eloy, KudRa…, Ozan, Acemi Blogcu, Oky, Mehmet Doğan, Junkie, Winmaker, Plumprune, Cul, Wrzl, Bounce, Aftermath, Aziz K. ve Hatice özdemir. Hepsine zaman ayırdıkları için çok çok teşekkür ediyorum. Ayrıca, bu ilk sayıdaki blog seçkilerinin oluşturulmasında emeği geçen “blogarsi” mail grubuna da bir özel teşekkür etmeliyim. Ediyorum.

    Strepsilsist misin ?

    Bilmiyorum ilaç reklamı yapmak yasak mı bloglarda, ama strepsils denen pastiller şimdilerde tek arkadaşım, ben de bugünlerde gayet strepsilsistim. Yaklaşık bir haftadır yorgan döşek olmasa da yatalak vaziyetteyim. Hatta dün akşamüstü de sesimi kaybettim, başımız sağolsun. Bu arada yatıyorsam da boş durmadım, evden çıkmadan yapılabilecekler listeme “gün boyu” diye bir kategori açtım; İngiltere Premier liginden 3 maç izlemek, NFS Most Wanted’da 7 bölüm geçmek, 3 kitap bitirmek, 300 gram kuruyemiş yemek, 3 litre kola içmek gibi şeylerle doldurdum bu başlığın altını.

    Güzel şeyler de oluyor tabi, mesela TOEFL sınavımın sonucu gelmiş, Allah bizi inandırsın 500 gerekiyordu tam 500 almışım ne 499 ne 501, var bu işin bi hikmeti ama dur bakalım sebastiyan! Ayrıca sevgili arkadaşım, ağabeyim Compir bundan böyle Baltimore’dan bildiriyor.

    Hastayken aklıma bir kaç şey geldi, ama son iki günü gayet bitkin olduğumdan bir türlü işe koyulamadım. Yılan ve yalan hikayesi olan ama bu hafta içi yayına girecek Bloglama.Kom‘a Zamazing ve 3Ayak haberlerini yetiştirebilirim umarım. Bildirgeç ve Hafif ne leziz olmuş di mi, ben tuttum valla! hafif uyku ve aftermath’in şahsında epey kutlamak lazım ekibi.

    öte yandan, mail atıp 2 saat sonra da “neden cevap yazmıyorsun, sen kendini ne zannediyorsun” şeklinde serzenişte olan insanlar var. Kapanış konuşması için istiklal marşının 10 kıtasını ezberden okuyacaktım ama takatim yok valla, onun yerine Elif Şafak hanımefendi hakkındaki izlenimlerimden bahsedeyim iki cümle ile ve defolup gideyim:

    Ahmet Hakan’ın Tarafsız Bölge‘sinde izledim kendisini, evet seyretmedim efenim “izledim”. Dikkat ettim cümle kurarken büyük/küçük ünlü uyumuna dikkat ediyor, dar ünlüler ile başlayıp dar ünlüler ile devm ediyor, zaten sesine bayılıyorum, bir de böylesi bir akustik ile süsleyince konuşmalarını daha da zarif oluyor. İşte Elif Şafak‘ın kimsenin bilmediği bir yönüne de böylelikle parmak basmış olduk.

    Kayıtlar ve kadınlar

    Nihal B. Karaca yazmış Zaman’da, Kayıtlar ve kadınlar.

    Kadın, Türk sinemasında ana öyküye eşlik eden bir cazibe unsuru oldu çoğunlukla. Bir aşk teması içinde vücut buldu karakteri. çoğunlukla karton kirpiklerini kırpıştırıp seke seke koşan, Kemaaaal diye bağırdığında sesi uçurumlarda yankılanan, tek arzusu sevdiği adama kul köle olmak olan bir karikatürden ibaret kaldı.

    Ancak bu ibaret kalma hali mutlak surette bir yenilgiye tekabül etmiyordu; Yeşilçam sineması yıkılıp yerle yeksan oldu da Türkan Şoray’ların, Filiz Akın’ların, Hülya Koçyiğit’lerin namına halel gelmedi. Tecimsel sinemanın gereğini fazlasıyla yapmakla kalmamışlar, ne denir, isimlerini altın harflerle yazmayı da bilmişlerdi belli ki. Continue reading ‘Kayıtlar ve kadınlar’

    AlexaDex

    Blogshares türevi bir Site Borsası, tek farkı sadece bloglarla sınırlı olmaması. $10,000 ile başlamak için tıklayın.

    [ edit ]: yukarıdaki link referans linkidir, oyuna kazandırdığınız her üye için -sanal- $1000 usd kazandırmaktadır. 10. üyeden sonra referans linkinin bir espirisi kalmamaktadır. filan.

    Okuyucunun kilosu pazarda kaça gedeyor; onu iyzah beyanındadır!

    Bir süredir programım çok yoğun; projeler, tez, devam mecburiyetli süper sıkıcı dersler, tanjant’a “danjant” diyen yar.doç.lar, onlara “öğretmenim” diye hitap eden arslanlar/koçlar, gelenler gidenler, misafirler, araya sıkıştırdığım ikamet değişikliği filan feşmekan derken burayı epey ihmal ediyorum farkındayım. Bir süreliğine daha ajandam böyle, umrunda olan birileri vardır diye söylüyorum…

    Bu arada yazın aleminin kralı geri gelmiş, Recai Güllapdan Beyefendi. İnanın çok sevindim, özlemişim, hoşgelmiş: Continue reading ‘Okuyucunun kilosu pazarda kaça gedeyor; onu iyzah beyanındadır!’

    Limk Manyahları

    Ben Limk Manyahlarını henüz keşfettim. Limk insanları kendilerini afişe edip bunları yayınlıyorlarmış meğer. Hatta Adana Limk Kurultayında Wrzl Efendü bile varmış.

    ie7

    ie7.com; “Neither this site nor Mozilla is connected with Microsoft” demişler ya kafadan, hay siz hoş yaşayın e mi. [via]

    The Bubble Project

    The Bubble Project: Sokaktaki reklamlarına konuşma balonu yapıştıralım diyorlar (yapıştırılmışı var), üşenenler için online olanı da mevcut.

    (0)