Zaman Gazetesi’nin haftasonu eki Trukuaz’da bayıldığım bir köşe vardı: Hariçten Gazel. Aytaç Duman bu köşeden yeni çıkan kitap kapakları hakkında yazıyordu, biz de keyifle takip ediyorduk. Böylesi bir konuda haftalardır yazdığı için keyif alıyorduk. Herkes gibi her telden yazmıyor, sadece kitap kapaklarını yazıyordu. Eh arada bir de yayınevleri içindeki dedikodulardan filan.
Ama her güzel şeyin bir sonu oduğu gibi bunun da bir sonu varmış. Bu haftadan itibaren Hariçten Gazel yayınlanmayacakmış. “Tekrara düşmemek ve her şeyden önce siz sevgili okurları sıkmamak düşüncesiyle bu ayrılık kararını almış bulunuyorum” şeklinde ifade edilmiş kapanış.
Ben ne diyorum biliyor musunuz, keşke diyorum, bir blog açsa Aytaç Duman Technorati’deki en çok konuşulan kitapların kapaklarını filan eleştirse mesela. Yine devam etse yani kitap kapaklarını anlatmaya, eleştirmeye. çok hoş olur, evet.
Buzdolabınızı fotoğrafını çekin ve sizin için ne ifade ettiğini ekleyin, gönderin, yayınlasınlar: Buzdolabı [via]
“Buzdolabı benim için ne yapacağımı bilemediğim zamanlarda boş boş bakma yerimdir.”
ölmeden önce görmeniz gereken 50 yerin listesini çıkarmış bi vakit BBC. Şimdi siz tutuyorsunuz mesela, hesaplıyorsunuz vaktim var mı acaba bu 50 yerin hepsini görmeye filan diye. Büyük ihtimalle de vaktiniz yetmediğini görüyorsunuz (hepimiz öleceez, nihohoha), ve üzülüyorsunuz.
Ama üzülmemelisiniz, neden çünküm, Google Earth için hazırlanan şu ufacık, tefecik dosya marifetiyle [via] bu 50 yerin hepsini birden böyle oradan oraya uçarak görüyorsunuz.
Yaa fevkalade di mi ?.. Hem ne demişler, ziyaretin uçarak yapılanı makbuldur.
Rüyaların mahremiyetine inanır ve kimseciklere anlatmam rüyalarımı. Rüyalar kişiye özeldir çünkü. En azından ben öyle düşünüyorum. Lakin bazı rüyalar vardır topluma mal edilmeleri gerekir. Mühe. çok saçma bir cümle kuruldu tarafımdan, bir paragraf atlıyorum ve alta geçiyorum, e ne de olsa terbiyesizin biri ve organizetörüm, ayrıca kendi hayallerim ile oynuyorum.
Rüyanızda kaç kere blogger gördünüz bilmiyorum, ya da kaç kişinin rüyasına paldır küldür girdiniz, onu da bilmiyorum. Ama hadi bi kere toplum, mal olmak, paylaşmak filan dedik; ozman kendiminkilerden bahsedeyim biraz; bendeniz, şahsen bir kaç kere gördüm sayın blog dünyası insanlarını.
Hatta bak bi! En son da dün gördüm lan, bilyo musuğn.
Röya bu ya iki blog şahanesi insan bir tv programı yapıyorlardı, bloglama tv miydi neydi adı da. Programın ilk konuğu özcan Deniz’di. Mühe. Süperdi. Görünce bu iki arkadaşa bizzat anlatacağım bu hikayenin tamamını.
Bayramdı bugün, ayol bana hergün bayram gerçi. Bi de, bayram harçları yine aynı tarifeden veriliyormuş. Bi yandan hala harçlık alabildiğime dua edip ses çıkarmıyorum ama, anneanneciğimi de torunları arasında adil davranmaya çağırmaktan geri kalamicim. kalamiti ceyn.
Hakia — Yeni nesil arama motoru yakında açılıyor. Test etmek için tıkalayın : Hakia / Beta 4