Şuradan WordPress Tema yarışması için hazırlanan temaları inceleyebilirsiniz:
http://www.alexkin…….e_browser.php
çok güzel temalar var burada. Bir kaç tane de eklenti keşfettim. Su sınav haftası geçince onlardan bir kaçını kullanmayı düşünüyorum. Sanırım sıkılmaya başladım bu sarı kupun çocuklu temadan.. Belki de Michael Heinnman‘ı K2 yi piyasaya sürene kadar beklemeliyim…
Kayıp Nişanlı (Very Long Engagement) filminin fragmanındaki sözleri bana söylebilecek olan var mı ? En çok da, şu olursa gelecek, bu olursa dönecek kısmı.. N’olur birisi hatırlasın yaa..
Giresuna yolu düşmemiş, orada, doğal ortamında bir/kaç Giresun’lu ile muhattap olmamış bir/her kimseye garip gelebilecek şu diyalog, bir dolmuşun arka dörtlüsünde gerçekleşmiştir; Kahramanlarımız sırasıyla sosyetik bayan bir iki ve üç tür.. ve dinleyici konumunda olan bir arkadaş..
1- Gııız, az baa bak, 52 nerenin plakası bili muun ?
2- Bilmiim ki valla..
3- Haunu da bilmi musuuz, bulancaan plakasıya u ..
Bir zamanlar bir sticker vardı, I (kiraz) Giresun şeklinde.. Sevmemek mümkün mü..
Sabah sabah öyle güzel esnedim ki, arka dörtlüyü komple esnettim. Ha, bir de “Parasının üstünü veremeyen var mı ? ” derken dikiz aynasından içeriyi kesen şoför amcayı.
Portoriko asıllı sanat sever zenciler topluluğunun weblogu için şuradan buyurun: atillabaybara.com.
“Saatin kendini kurdurtmayı unuttuğu bi günün öğle vakti. Sıradaki derse yetişmem için sadece 15 dakikam var. Kaptan mağara adamı sakallarımdan kurtulmak için yeterli olmayan bir süre bu. Ama sokağın köşesindeki berber bunu halledebilir belki.. Ner’deee... “
İdeal Berberi bulma gezintilerimizin bu mecburi bölümüne hoşgeldiniz. Bu sefer konuk olduğumuz berber sadece 65 yaş ve üstü “delikanlı”lara hizmet veriyordu. Bu delikanlılar ki, ekseriyetle evvelden müşteri kanepelerinin altlarına saklamış oldukları Tan, Bulvarve türevi gazetelerdeki hatun resimlerine bakıp birbirlerine gençlik anılarını anlatıyor, ezan okunurken ise “sigara içerken yakalanan liseliler” gibi gazeteleri apar topar saklayıp, “hacım nasip olsada bi daha gitsek he mi ” deyip hac muhabbetlerine başlıyorlardı. Ayrıca kendilerine has da bir selamlaşmaları var bu delikanlı amcaların. Kapıdan giren sırasını soruyor, berber amca da sabunlu mabunlu bir espiri yapıyor herkes güüyor filan..
Sonraki derslerden de vazgeçip, eve dönmeme sebep olsa da, eğlenceli bir ortam keşfettim.
Geçen hafta seyrettiğim Türk Filmlerini bir sıralamaya koyacak olursam; 1 - İnşaat 2- Pardon 3- Eğreti Gelin. Esasında bu sonuncusunu hiç beğenmedim, konu desen konu yok, oyunculuk desen Metin Akpınar’ın Ermeni taklidinden başka bişey göremedim. “Olmamış, otur sıfır !”, demek istiyorum ! Beğenmedim ben.
Madem tersten başladık öyle devam edeyim, Pardon ile. Continue reading ‘Pardon’
Güzin Abla, ki Türkiye Olimpiyat Komitesi 1999 yılında kendisine fair play ödülü verilmiştir - yandaki resim, kendisine yakışan bir site ile karşımızda: sevgiliguzinabla.com. Bizim vakti zamanında Sevgili Jet ALİ Bey ile yürüttüğümüz Exper Abi projesinin yerini ancak böyle bir şey doldurabilirdi zaten. Ayrıca Tercüman‘da da Dr. Yıldırım Aktuna Bey başlamış sorularınızı yanıtlamaya.
Kanaatimce; herhangi birisine gelmiş geçmiş “En Derman Baba” ödülü verilecekse, bu zevk.com ‘un “Psikopat Bey“ine verilmelidir.
Bu masal ismini ve kimliğini ve bütün imgelerini, “ene” adlı bir buz parçasından, “hüve” adlı define adasına giden “yazıcı”ların mecburi durağı “nahnu”dan almaktadır.“Nahnu” belki gaye-i hayat, hatta gaye-i hayal olan “hüve”nin yolunda, geçilmesi gereken bir kapı, belki de gürültülü bir Arap çarşısı. Kim bilir belki de, “nahnu” yolcusuna göre şekil alan bir düşsel mekân . Belirsizlikler hanesine bir çentik daha!
Masal bu ya, “Yazıcı”nın bir trajedisi vardır. Ne vakit ‘işte vardım “nahnu”dayım’ dese yeniden kendisini “ene”de bulmaktadır. Bir gün kendini kaybedecek ve işte o gün “ene” den fersah fersah uzakta, “hüve” ye doğru denizaşırı yollar aşmaya hak kazanacaktır.
İşte bu ışıklı pencereden okuduklarınız, bu masalı anlatır. “Yazıcı”nın ve birkaç güzel arkadaşının, bu yolculukta çoğu zaman kendi kendilerine yazdıkları paragrafların, başka gönüllerde de yankı bulur amacıyla, kısmen paylaşıma açmalarını konu alır. Kısmen derken tereddüt içindeyim aslında şimdilerde, çünkü paylaşılanın mı yoksa gizlenenin mi sığası daha büyüdü geçen 3 buçuk yılda, bunun cevabını vermekte zorlanıyorum.
Bir “deniz” görmüş arkadaşın bahsettiklerinden alıntılamak gerekirse “Sanırım denizkızları olmasaydı çoktan varmıştık define adasına”…
Zaman kaybınız için tekrar tekrar bağışlanmak dilerim, Bakî muhabbetler efendim.
nahnu.org; tek yan etkisi “tebessüm” olan “weblog” adına -müsaadenizle-
Kaptan şoförünüz “nahnu bey”
Ferruh Mavituna ‘nın Chuck Palahniuk hakkındaki övgü dolu sözleri üzerine , yazarın Tıkanma (Choke) adlı kitabını edinmek için bir kitabevine uğradım. Fight Club ‘ın kitabı var mı sizde” sorusuna “Evet, Dövüş Kulübü, var” cevabını “Peki Palakmakniusun diğer kitaplarıda var mı sizde, misal Tıkantı, filan ?” sorusuna ise “Ehehe, hakikaten çok garip bi soyismi var değil mi” cevabını aldım. Sonra Chuck Palahniuk hakkında “Kulaktan dolma bilgi” temelli bir seminer verince, ufak çapta “Aboov, gençler beri bakın heleee.. bi Palahiuk hayranı var aramızda..” karizması yaşandı. Eğlenceliydi.
“Toplatılmış bir kitap ama belki baskısını buluruz. Sen bunu bitirene kadar elinde olur” diyerek elime Dövüş Kulübünü tutuşturdular. “Gelince biz seni ararız” diye de telefonumu filan aldılar. İhbar ederleri mi acaba, bi Palamiyuk kitabı istedik diye. . Daha söylemiyorum bile..
Sezyum.com ‘un klonu hastayız.biz var burada.. Güzel olamamış diyenlere katılmamak için bir sebep arayanlardan değilim. Uzun cümle.. Gelin ben size daha iyisi, daha güzelini göstereyim, mi haa göstereyim mi , haa: ahmer88.com;
Süper bir web-i derya; hatta orada bulduğum bir kaç linki şeyapayım;
- robot resim yapma şeysi
- mixulatop
- ninja peyc
- dedektif nik
bunlarda bu akşam denk geldiğimiz iki blog..
+ http://superbikahraman……kafam-hafifden-aa-doru-eip-elinle.html
+ http://aklazarar……aklazarar_archive.html
Geçen gün arkadaşım bahsetti de gördüm burayı; Save Toby. Adamın birisi, bir tavşanı rehin almış, ve paypal aracılığı ile haziran ayının sonuna kadar hesabıma şu kadar para yatırmazsanız “yerim onu” diyor. Duyduğuma göre 17.000$ dan sonra paypal bu hesabı kapatmış.
Az evvel, Snopes‘ta şehir efsaneleri bölümünde de rastladım toby hikayesine; yalan bu inanmayın diyorlar.
Fikir güzel, hem de aklıma yattı aslında, bir yerden bi japon balığı filan bulmam lazım acele.