Ha Picassa ha Picasso.
Picassa2 adlı, çok güzel, resim görüntüleme şeysini indiriniz. Güle güle kullanınız. Beğenmezseniz, Continue reading ‘Picassa 2’
Ha Picassa ha Picasso.
Picassa2 adlı, çok güzel, resim görüntüleme şeysini indiriniz. Güle güle kullanınız. Beğenmezseniz, Continue reading ‘Picassa 2’
Birisi bana bu kitabı hediye edebilir mi acaba ?
Homer Simpson, bir otoriteden aşağı kalmayarak; “çizgi filmlerin kesinlikle derin bir anlamı yok, sana sadece adi bir gülücük verdirecek kadar aptal çizimlerdir,” demiştir.
Sinirlenmeyin! Bu kitapta, ailesinin tarihe geçmiş üzücü durumu hakkında Homer’in kötümser bakış açısını altüst etmeye kararlı bir bilgi bombardımanı geliyor.
Homer Simpson gerçekten Aristotelesçi değerleri mi temsil ediyor? Maggi’den sessizliğin değerini öğrenebilir miyiz? Bart, Nietzsche’nin bizi uyarmaya çalıştığı türden biri mi? Lisa entellektüellere karşı Amerikan kararsızlığını mı sergiliyor? Continue reading ‘The Simpsons & Philosophy’

Milliyet Gazetesinde okuduğum bir haber‘e göre; Açe de, ki hutbeleri hala Osmanlı adına okutulan bir diyardır orası, Endonezya Ulemalar Konseyi şartların ağırlığından dolayı yardım paketlerinden çıkan domuz etlerinin halk tarafından tüketilebileceğini söylemiş. Continue reading ‘Açe, Yardım ahlâkı, Hakim güçler’
Bir “AB Süreci” muhabbetidir gidiyor. “AB’ye gireceğimiz şu günlerde… ”, “Şu AB sürecinde… ” ve hatta “…~la mı gireceğiz AB’ye …” gibi yan cümlecikler epeydir dillere pelesenk olmuş durumda. Hani Televizyon ekranlarından ahkâm kesen entelijansiya’yı, akademik ve ekonomik dünyayı biraz anlayabiliyorum, da “bizim öteki“lere ne oluyo.
Dün tramvaya binebilmek için çırpınırken bir teyze şöyle feryat etti, kalabalığın içinden: Bu şartlar altında mı gireceğiz AB’ye. Girmiyorum. Tramvayınıza da binmiyorum !
Kurbanlarınızı Size Vekaleten KesiyoruzDeniz Feneri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği bu yıl da yoksullara ulaştırılmak üzere vekaleten kurbanlarınızı kesmeye talip. Continue reading ‘Deniz Feneri’nden Çağrı’
Süpper bir program, tarafımdan keşfedilmiş bulunmakta, lakin farkındayım Amarikayı 320 sene sonra keşfeden Manisalı Mustafa Efendi pozisyonunda olduğumun.
Fakat! Kardeşim!.. Ben, keşfettiğimi bilirim: Defakto / CNNTurk; 22:05
(Bu saatlerde maçım var, bi zahmet izleyin de anlatırsınız, yorumlara filan yazarsınız..)
Psikoloğumundan aldığım bilgilere göre 2005 yılı içerisinde yaklaşık 128bin Yaşasın Yeni Türk Lirası ve 15 Yeni Kuruş harcamam gerekiyormuş. çok acil, zengin, parasını benim için harcayacak arkadaşlara ihtiyacım var. Birlikte de harcayabiliriz tabi. İlgilenenler, bi şekilde banka hesabıma ulaşıp parayı yatırsınlar. Temizlik ve güven esastır. Yardım etmek sevaptır.
ASPAVA diyerek girdik yeni yıla bu yüzden, hem de P harfine vurgu yapa yapa. Yeni yılda artık “Paran varsa kardeşimsin, aslansın kaplansın, ayrıca Kredi Kartına 0 komisyon” adlı planımı uygulamaya koyuyorum. Kamuoyuna duyurulur.
Geçen hafta bir trafik kazası oldu, Eskişehir Hayal Kahvesi‘nin oralarda bir yerde. Bir yaşlı adamcağız bir arabanın altına girdi, ezildi. Hayatını kaybetti, yerel kanallar birinci haber olarak verdiler. İşin ilginç yanı, olayın tek tanığı ev arkadaşımdı.
Olayı an be an gözleyen bu süper-insan, ambulansı aramış, emniyet güçleri olay yerine intikal edinceye kadar orada beklemiş ve aslanlar gibi tutanaklara isminin geçmesine izin vermiştir. Bu yüce varlığı huzurlarınızda kutluyorum. Böylesi bilinçli vatandaşlarımızın çoğalması dileğiyle.
Nuri.ciğim kredi kartını vercen di mi, bayramlık alcam lan
Emre Aköz‘ün başlattığı “Türkiye’de internet medyası yok” tartışmasına katılmaya karar verdim. Bence internet medyası insanın kendine yapışanı giymesidir. Yani insan kendine bi forward mail gelince, o da o maili başkasına yollarsa, o başkasıda başkasına yollarsa, en sonunda bir internet gazetecisine yapışırsa o da onu giyer, yani sitesinde yayınlarsa, haber değeri olur. Bu da İnternet Medyası olur.
Ayrıca Copy & Paste, Cut & Paste türlerinde de seçkin örnekler de gene bu yüzyıllarda verilmiştir.
Continue reading ‘Internet Medyası?’
FIFA 2005 ea sports‘un FIFA ‘98 u özlememiz için, her sene piyasaya sürdüğü serinin 2005 versiyonu. Gerçekten çıkarılış amacıına uygun gözyaşları eşliğinde anıyoruz FIFA ‘98‘i, soundtrack‘ine kurban..
PES 4, Oyun İstasyonu gençliğinin, (Bkz. Bi Zamanlar Cadde, Giresun) müptelası olduğu, kimilerinin Japon, kimilerinin Winningileven diye adlandırdığı Pro Evoluation Soccer serisinin 4.sü Continue reading ‘FIFA 2005 vs PES 4’
Altı üstü Tasarım, bu işi meslek edinme yolundaki bazı arkadaşlara demek istediğimiz buydu işte, süper kategoriler var, uzun soluklu olması tek dileğimiz.
Niçin’miş peki ?
Cunku… Turkiye’de bilisim teknolojilerinde bir standart yok. Bircok konu, tartisilmadan, sorunlar cozulmeden, diger sorunlarini cozmus, sorularini sormus devletlerin kullandigi teknolojileri kullaniyoruz. Neyi nasil kullanmamiz gerektigini ogrenip, Turkiye’de sektore yonelik bir standart olusturmamiz gerekiyor. Iste, bu konularin tartisilabilecegi bir alan yaratmak icin yaziyorum.
Ruhumda bin defa tebyiz edilmiş bir yazının bin birinci müsveddesidir.
Talim-i esma devam ediyor. Yılın sonunda tsunami diye bir isim de öğrendik. Hem de Hazreti Adem’in ayakizini taşıyan memlekette. Sri Lanka adasının Sri Pada tepesinde ikinci bir ayağı koyacak yer bulamamış ve tek ayak üzerinde el açmıştı Mevla’ya: “Affet beni Allah’ım! Evlatlarıma cenneti yeniden lutfet!” Continue reading ‘Lâşey’e Mektuplar-1’
İşte bizden size bir hediye, bedava bir kişilik testi; bişey değil Türkiye #
Kedinin biri ağaca çıkmış ve inmek bilmiyor. Kediyi o ağaçtan indirmek için ne yaparsınız ?
Cevabınızı verin ve Continue reading ‘Kişilik Testi’