Kendisini severek takip ettiğimiz Hüseyin Bayçöl Abimin kitabı, Umurumda Dünya. Bir düşünce dizisi, Eskişehir Bülteninde çıkan yazılarını derlemiş ve bir kitapta toplamış. Kitap çıkalı çok oldu gerçi (Ekim2002 de). Ama okumadan tanıtmayalım dedik. Moderniteyle yıldızları bir türlü barışmayan yazıcı, sosyolojik ve düşünsel ürünlerini paylaşıma açmış. Ben şahsen Müstear isim [nick] kullanımı ile ilgili görüşlerini istisnaya çok açık buldum. Lakin Kadın- Erkek, Parantez, ve Okumak ile alakalı olan kısımları çok beğendim. Kitabı fikir dünyanıza yeni ufuklar açacağı ümidiyle tavsiye ediyoruz. Alın. Okuyun.
Monthly Archive for January, 2003
Asansörleri sıkıcı olmaktan kurtarın,kendinizce pislikler yapın. İşte aşağıda size yardımcı olabilecek bazı şeyler ;
- Birisi asansöre girip çıkarken araba sesi çıkarın.
- Şimdi okullu olduk’ şarkısını ıslıkla soyleyin.
- Köşede arkanız dönük öylece durun ve asansör durduğunda da inmeyin.
- Birisinin üzerine eğilerek ‘Kimlik kontrolu’ deyin.
- Kendi katınıza geldiğinizde kapı neden açılmıyor diye sinirlenip bağırın.
- Otomatik olarak açıldığında utanmış gibi yapın.
Binenlere vaaz verin.- Belirli aralıklarla miyavlayın.
- Biri asansörden inerken alkışlayın.
- Binenlerle dilinizi burnunuza değdirebileceğinize dair iddiaya girin.
- Binen her kişiye inmek istediğiniz katı söyleyin.
- Asansör her katta duruşunda ‘Ding!’ sesi çıkarın.
- Düğmelerin bulunduğu panelin önünde durun.
- Sandviçinizden bir ısırık aldıktan sonra yanınızdakine ‘Biraz da sen almaz mısın, mmm’ deyin.
- Başpartmağınıza bakarak ‘Hımm, her geçen gün büyüyor’ deyin.
- Yere tebeşirle bir kare çizin ve diğerlerine burasının size özel olduğunu söyleyin.
- Birisi bir düğmeye bastığında patlama sesi çıkarın.
- Asansör tümüyle sessizken yanınızdakine dönüp ‘çalan sizin cep telefonunuz muydu?’ diye sorun
- Bu ne işe yarıyor acaba diyerek, alarm düğmesine basın.
- Elinizdeki kutuyu kapının ortasına koyun.
- çevrenize bakınıp ‘Acaba kim osurdu?’ deyin.
- Asansöre binen herkesin elini sıkıca sıkarak ‘Hoşgeldiniz’ deyin.
- İnerlerken de sarılıp öperek ‘Güle güle’ deyin.
- Binen her yolcuya onlar için istedikleri dügmeye basabileceginizi söyleyin.
- Gölge boksu yapın.
- Ağzınızdaki sakızı alıp elinizle uzatıp durun.
- Yolculardan birisine gözünüzü dikip bir süre baktıktan sonra ‘ Sen, sen de onlardan birisin’ diye bağırarak asansörün uzak noktasına kaçın.
- Cımbızınızı çıkarıp aynaya bakarak kaşlarınızı alın.
- Gene aynaya bakarak sivilcelerinizi sıkın.
- Asansör her kattan ayrılışında ‘Yuppi! Atta gidiyoruz’ diye bagırın.
- Asansör kapısı önünde durun ve kapı kapandığında ‘Eyvah, organım kapıya sıkıştı diye bağırın’
- Asansördekilere asansörde sıkışıp kalan veya asansörün aşağıya düşmesi sonucu ölen tanıdıklarınıza dair hikayeler anlatın.
Bunlar benim seçtiklerim.. Bende seçecem diyosanız buyrun buradan seçin.. Allah beni benden eksik etmesin
Ne zaman lokantaya gitsem karışık yerim; karışık kebap, karışık pizza, karışık pide.. Kantinde karışık tost. Hiç abi adana olsun, sadece kaşarlı olsun dediğimi hatırlamam. Hepsini herşeyi birden istemek, bir yansımasıda bu olsa gerek. Herbişeyden bilmek ama hiç bir şeyden anlamamak. Sıkıcı bir durum.
Tedaviye hemen başladım. çift Kaşarlı tost istedim.
“çocuklar Duysa da kodum duymasa da” dizisinin elemanı havujun sakızı çıkmış. İçinden “uyy yasemin hanum” ismailin stickeri çıkıyor. Tadı berbat. İki dakikada kağıt tadı veriyor. Ya sabır.
Yuh ne saçma başlık seçtik.. Şaka maka 10 güne yakındır entry girmemişiz.. işte girdik şimdi ..
sevgilerle. brüksel lahanası …
— - Ilkokul 2. sinifta yazdigim bir kompozisyon. Sinif ortasinda okudugum zaman, ögretmen ve arkadaslarim tarafindan pek yutulmamis bir kompozisyon… Yazim hatalari düzeltilmemis, parantez içindeki notlar simdiki ben tarafindan eklenmistir. — -SE
KONU: Çevremizde neler görüyoruz?
Ben çevremde çok sey görürüm. Yasasin çevremiz. Çevremiz olmasaydi hiçbirsey göremezdik bence. O zaman Ufuk’u da göremezdik. Ufuk benim en iyi arkadasim. Ufuk neler yazdi defterine bakiyorum. Ögretmenimiz hep arkadasinizin defterine bakmayin der, ama su anda bakmam lazim çünkü benim çevremde Ufugun defteri var. Ufuk benim arkadasimdir. Ufuk salak degildir. Çünkü arkadasimiza salak demek ayiptir. Ayip olmasa Ufuk’a salak diyebilirdik. Ama diyemedik. Bunun ayip oldugunu ögretmenimiz ögrettiydi. Ögretmenimiz bize hep ögretir. Ne güzel seyler ögretir. Böyle bir ögretmenimiz olmasaydi biz ne yapardik? Okula gelmezdik. Tabi o zaman hemen sevinmezdik hemen çok üzülürdük. (‘çok’ sözcügü araya sonradan sikistirilmistir)
Ögretmenimiz bize “arkadaslariniza salak demek ayiptir” demisti. Ben de “o zaman aptal demek ayip degildir” dedim. Ögretmenimiz hepsi ayni dedi. Ben de “bu bilgi hayatta ne isimize yarayacak” diye sordum. Ögretmenimiz “Bu konu burada kapanmistir” dedi. Ama kapanmamisti tabi. Ufuk defterine sunlari yazmis: Ben çevremde neler görüyorum: Agaçlar, evler, yollar, insanlar, kadinlar, kuslar, taslar, topraklar, kediler, köpekler, böcekler, bulutlar, annem. Gerçekten de Ufugun annesi hep cevresinde dolasir. Sabah okula getirir, aksam eve götürür, derslerde de pencerenin önünde ziplayarak oglunu görmeye çalisir. Bence çok komik. Kafasi bir görünür, bir kaybolur. Yazin pencere açikken silgiyle kafasini vurmaya çalisiriz. Ama havada durmayip hemen düstügü için vurmak çok zordur. Yani bunlarin disinda Ufugun gördügü ilginç bir sey yok. Çevremiz çok sikici degil. Ben sanki görnüyorum agaçlari, evleri. Salak! Sana demedim, bu sayilmaz, agaçlara dedim. Ben çevremde hep degisik seyler görürüm. Mesela geçen gün çevremde bir tane tavukadam gördüm. Tabi hemen arkadas olduk. Çok ilginçti. Ufuga anlattim ama Ufuk inanmadi çünkü o benim anlattiklarimi hiç inanmaz, bunu nereden biliyorum çünkü uzaylilara da inanmamisti. “Bir kere, dedi, tavuktan adam olsa o zaman horoz adam olurdu” çünkü tavuktan adam olmazmis horozdan olurmus. Ben de ona hayatinda kaç tane tavukadam gördügünü sordum. Hiç görmemis tabi, ne konusuyorsun o zaman? (Bu cümlenin sonundaki salak silinmis, ama iyice bastirilarak yazilmis olsa gerek ki izi kalmis) Tavukadam gerçekten var, iste söyle bir sey: (Burada tavuk adamin temsili bir resmi var) Tavukadamla geçen hafta, banka sinemasinda tanistik. (Hala var mi bilmiyorum, bizim çocuklugumuzda bankalar, sinemalarda çocuklar için çizgi filmler falan gösterirlerdi) Içerisi karanlik oldugu için diger çocuklar onu göremediler tabi (Yalan!) Tavukadam harika bir insan. Diger büyükler gibi insanin canini sikmiyor. Benim en iyi arkadasim. Ufuk için salak dedi. Ayip da olmamis oldu, çünkü o Ufugun arkadasi degil. Tavukadam çok güçlü, herkesi dövebilir. bu herkese, çevremde gördügüm herkes dahil, bilmem anlatabildim mi? Bana dedi ki, “Eger sana sinirlenen bir ögretmenin falan varsa, gelip onun kafasini kirayim, bacaklarini da koparmam elbette mümkün” dedi. Ben de ona “Tesekkür ederim, ama bana sinirlenen bir ögretmenim yok, ögretmenim beni çok sever bence, ben de onu severim. Onun bacaklarini ikiye ayirip kafasini gagabla ezmene hiç gerek yok!” Böylece is tatliya baglanmis oldu, ama tavukadam “sen gene de bir sey olursa haber ver, aninda gelirim.” dedi. Ben de haber verecegime söz verdim. Simdi bir sey olursa ve ben haber vermezsem tavukadama karsi çok ayip olur. Çevremizi tavukadamla birlikte gördüm. Ona Marstan gelen taslarimi gösterdim, o da bana çokoprens agaçlarini gösterdi. O kadar çok ki. Hepsinin ortasini açip çukulatasini yaliyorsunuz, bisküvisini hiç yemiyorsunuz. Ufuk bunlara da inanmiyor. Bana dedi ki “Sen simdi tavukadamin uçtugunu da iddia edersin” dedi. Ben de tabi hemen, tavuklar uçar mi be, biz burada güvercinadamdan bahsetmiyoruz herhalde dedim. Böyle bir laf ettgi için ona salak demedim çünkü o benim arkadasim. Ufuk, o zaman niye getirmiyorsun okula, bizi de tanistir dedi. Yok ki gelsin dedi. Ama tavukadam hergün lunaparka gittigi için okula gelecek vakti yok. Ayrica kendisinden yok diye bahsedildigini duyarsa Ufuga çok sinirlenir. Bu ona inanmayan baskalari içinde geçerli olur. O zaman yumurtasini getir dedi. Sanki tavukadam bütün gün aptal aptal ortalikta dolasip yumurtluyor. Tavuklarla tavukadamlari birbirine karistirmamaliyiz. Cunku hangisini kesemeyiz. (Birbirine karistirirsak hangisini kesecegimizi bilemeyiz demek istiyor) Çevremizde neler gördük? Ufuk gibi biz de çevremizde kus gördük,ama biz gittik konustuk. Göç eden kuslar artik havalar isinmaya basladigi için geri dönüyorlar. Onlara keske dönmesaydiniz, çünkü havalar gene soguyacak dedim. Onlar da bana belki bu yil sogumaz bir umut dediler. Yaz bitmezse gerçekten çok iyi olur. Çünkü yaz bitince okullar açilir. Ama yaz tatilindeyken çevremde okulu görmüyorum. Tabi hemen okulumu özlüyorum. En çok da ögretmenimi özlüyorum. Yararlandigimiz kaynaklar: Çevremiz, büyüklerimiz, ögretmenimiz, tavukadam. (Son olarak bir ekleme yapmak istiyorum: Ufuk bir salaktir!!!)
ngiliz kadın gazeteci Rona Levin, arkadaşlarıyla oturup ”Erkekleri Bezdirecek Muhteşem Kadın Cevapları” başlıklı bir liste hazırladı…
işte listeden örnekler
Adam: Daha önce tanışmamış mıydık?
Kadın: Evet Hayvan Hastanesi’nin danışmasında çalışıyorum.
Adam: Daha önce sizi bir yerlerde görmemiş miydim?
Kadın: Evet. Bu yüzden artık dışarı çıkmıyorum.
Adam: Sana mı gidiyoruz, bana mı?
Kadın: İkisine de. Sen kendi evine, ben benimkine.
Adam: Haydi bırak numarayı. İkimiz de bu barda aynı nedenle bulunuyoruz.
Kadın: Evet. Hadi bir kaç piliç tavlayalım.
Adam: Bir kadını nasıl mutlu edeceğimi bilirim.
Kadın: İyi. O zaman beni rahat bırak.
Adam: Seni çıplak görürsem mutlu öleceğim.
Kadın: Ama ben seni çıplak görürsem gülmekten öleceğim.
Adam: Sana kendimi hediye etmek istiyorum.
Kadın: Basit hediyelerden hoşlanmam.
Adam: Senin için dünyanın sonuna giderim.
Kadın: İyi. Benim için orada kalır mısın?
Adam: Nesin sen, lezbiyen mi?
Kadın: Ya sen, alternafi misin?
Evet ikinci vizeler yavaş yavaş açıklanıyor, beklediğimin hep yirmi puan üzerinde alıyorum, mesela dif 20 !!! Neyse sorun değil zira bu saat çalışmak için geç kalınmış bir saat olmadığından, acilen kitaplara ve ders notlarına gömülmek şart oldu. Başladık nitekim. Sor nerden istersen sor.
Mekanın şemali hakkında; Siyah gitmedi be bize hemen eskiye bi dönüş yağtık ama değişmedik, geliştik. Başbakanlık ve Öğrenimin bi miktarını CDwriter olarak zabt ettim, beklemelerdeyim. Dabılyu Bush Bi kere iyimser konuşsun, damlıyacağım bilgisayarcıya, ama nerdeee, 1700000 e dayandı dolar, fani şey. [bi cümlede4 virgül sakat bi durum.]


